Tek başına verili siyasi-ideolojik güç dengesi içerisinde anlık çözümler bulmayı hedefleyen pragmatik yaklaşımların da güncellikle nihai hedef arasında ilişki kuramayan bir apolitizmin de terk edilmesi gerekiyor.

Devrim’in yayın hayatında bu sayının özel bir yeri olduğu açık. Bizi ilk kez dergimizi ayın başında değil ortasında yayımlamaya iten de bu özel konum oldu.

Bu özel durum Devrim Hareketi’nin yola çıkışıydı. Bu çıkış, bizim için her şeyden önce dergimizin bir senedir dile getirdiği iddiaların siyasi düzlemde bir somutluğa taşınması anlamında bir eşiği ifade ediyor. Aynı zamanda yeni bir başlangıç anlamını taşıyor.

Bu çıkışa ilgiyle bakanlar olacağı gibi şüpheyle ve mesafe ile yaklaşanlar olacağının da farkındayız.

İki kesimin de merakını biraz olsun giderebilmek için elinizdeki sayıda Devrim Hareketi’nin kuruluşuna damgasını vuran tartışmalara odaklanan yazılara yer vermek istedik.

Özel olarak bu yazıda uzunca bir süredir önemli gördüğümüz bazı başlıklar üzerinden Devrim Hareketi’nin karakterini şekillendiren üç temel tartışmaya ilişkin kimi notlar düşmeye çalışacağım. Bir yandan da hareketimizi yeni takip etmeye başlayanlar için faydalı olabilecek kimi geçmiş yazılarımıza dipnotlarda yer vereceğim.

Devrimi Güncel Bir Hedef Haline Getirmek

Geniş kitlelerde değişim beklentisinin güçlendiği bir çağda yaşıyoruz. Değişim beklentisinin varlığı, bu beklentinin doğrudan sosyalist hareketin hanesine yöneleceği anlamını taşımıyor. Örneğin, Türkiye’de merkez siyasetin çöküşünün de dünyada ortaya çıkan radikal sağ iktidarların da arkasında neoliberalizmin krizi ve bununla birlikte ilerleyen emperyalist-kapitalist sistemin çerçeve üretememesi sorunu var.

Sosyalistlerin bu dönemin yarattığı olanaklardan hem dünyada hem de ülkemizde yeterince faydalanamadığı açık.

Yapılması gereken devrimi tekrar güncel bir hedef haline getirmek.

Güncellik ile gerçekçilik arasında bir ilişki olduğu açık. Ve devrimin her momentte kısa vadeli bir seçenek olarak gerçekçi görülmeyebileceği de. Burada önümüzdeki sorun, acil bir değişiklik bekleyen geniş kitleleri orta ve uzun vadeye yayılan politikalara ikna etmek.1Dergimizin daha önceki sayılarında Haziran Direnişi üzerinden bu soruya yanıt vermeye çalışmıştık: Devrim Çetinocak, “Yedi Yılın Ardından: Haziran Direnişi Üzerine Notlar,” Devrim, Sayı: 6, Haziran 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-6/yedi-yilin-ardindan-haziran-direnisi-uzerine-notlar/ Çözüm ise devrime giden yolu gerçekçi bir şekilde çizebilmekten geçiyor. Başka bir ifadeyle, yol haritamız çerçevesinde atacağımız adımların devrimi gerçek bir seçenek haline getirmesini temel alan bir ikna faaliyeti yürütmekten.

Dolayısıyla, siyasi stratejimiz de devrim seçeneğini geniş kitleler içerisinde gerçekçi kılmayı merkeze almalı. Güncel siyasete dönük müdahalelerimizi belirlerken temel dayanak noktamız da müdahalenin sonuçlarının devrim hedefini gerçek hale getirmeye katkı yapıp yapmadığı olmalı. Bunun için, tek başına verili siyasi-ideolojik güç dengesi içerisinde anlık çözümler bulmayı hedefleyen pragmatik yaklaşımların2İlk sayımızda bu ihtiyacı şu şekilde ifade etmeye çalışmıştık: “Siyasette etkili olmak isteyen bir aktörün göz önünde bulundurması gereken iki ana düzlemden bahsedebiliriz. Bunlardan ilki verili güç dengelerini en verimli şekilde kullanarak kendi etkisini azamiye çıkarmak, ikincisi ise verili güç dengelerini değiştirmeye yönelik politikalarıyla mevcut dengeyi kendisinin en etkili olabileceği hale getirmek. (…) Özellikle işçi sınıfının mevcut örgütsel, siyasi, ideolojik durumu göz önünde bulundurulduğunda ikinci düzleme yatırım yapılmamasının yenilgiyi mutlaklaştıracağı açık.” Hasan Alper Ongan, “Olacak ama Biraz Uğraştıracak,” Devrim, Sayı: 1, Ocak 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-1/olacak-ama-biraz-ugrastiracak/ da güncellikle nihai hedef arasında ilişki kuramayan bir apolitizmin de terk edilmesi gerekiyor.3Apolitizm ve pragmatizm ile stratejisizlik arasındaki ilişkiyi Yeni Yazılar’da ayrıntılı biçimde ele almıştık: Devrim Çetinocak, “Toplumsal Düzlemde Güç Biriktirmek” Yeni Yazılar, Sayı: 14, Ekim-Kasım 2018, Kaynak: https://yeniyazilar.org/sayi-14/toplumsal-duzlemde-guc-biriktirmek/

Devrim Stratejisi ve Türkiye

Devrimi hedefini gerçekçi hale getirecek yol haritasının öneminden bahsettik. Bu yol haritasının yokluğunun yarattığı mevcut sonuçlardan da.

Yol haritasına ulaşmak devrim stratejisi tartışmalarının konusunu oluşturuyor. Dolayısıyla, bu başlık Devrim’in ilk sayısından itibaren bizim için merkezi bir noktada durdu.

Devrim stratejisinin iki temel unsuru var. Bunlardan ilki, böylesi bir stratejinin ancak bir ulusal ölçekte siyasal iktidarın fethi üzerinden tanımlanabilecek oluşu. İkincisi ise, sınıflar mücadelesinin mevcut dengesi ile nihai hedef arasındaki boşluğa yerleşmesi.4Dergimizin ilk sayısında bu tartışma için bir çerçeve çizmeye çalışmıştık: Devrim Çetinocak, “Devrimi Aramak: Strateji Tartışmalarına Giriş”, Devrim, Sayı: 1, Ocak 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-1/devrimi-aramak-strateji-tartismalarina-giris/

Devrim stratejisinin bir ulusal ölçekte siyasal iktidarın alma mücadelesinin ifadesi olması, bu stratejinin karakterine ilişkin de kimi sonuçlar içeriyor. Bunlardan en temel olanı, Türkiye devrimini hedefleyen bir stratejinin ülkemizin modernleşme sürecinin ana problematikleriyle bağlantı kurması gerekliliği. Bu bağlantının kurulması, olanaklı olmanın ötesinde zorunlu. Hem sosyalist hareketin tarihi ile Türkiye’nin tarihini çakıştırmak hem de sosyalizmi bu tarihe yön veren ana problematiklere bir yanıt haline getirebilmek için.5Bu konuda daha ayrıntılı bir tartışma için bkz.: Mithat Çelik, “Türkiye’nin Cumhuriyetçi Birikimiyle Nasıl İlişki Kuruyoruz?” Yeni Yazılar, Sayı: 14, Ekim-Kasım 2018, Kaynak: https://yeniyazilar.org/sayi-14/turkiyenin-cumhuriyetci-birikimiyle-nasil-iliski-kuruyoruz/ Devrim Çetinocak, “1960’ları Yerli Yerine Oturtmak,” Yeni Yazılar, Sayı: 16, Şubat-Mart 2019, Kaynak: https://yeniyazilar.org/sayi-16/1960lari-yerli-yerine-oturtmak/ Mithat Çelik, “Cumhuriyetçiliğin Tarihsel Dayanakları,” Devrim, Sayı: 7, Temmuz 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-7/cumhuriyetciligin-tarihsel-dayanaklari/ Ercan Bölükbaşı, “Cumhuriyetçiliğin Tek Gerçek Biçimi Olarak Devrimci Cumhuriyetçilik,” Devrim, Sayı: 7, Temmuz 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-7/cumhuriyetciligin-tek-gercek-bicimi-olarak-devrimci-cumhuriyetcilik/

Tanzimat’tan bu yana gelen sürece damgasını vuran iki temel problematik bağımsızlık ve ilerleme olduğu ölçüde sosyalist bir devrimci stratejinin bu alanlarda güçlü ve Türkiyeli yanıtlar geliştirmeden başarıya ulaşma şansı yok. Bununla birlikte, 180 yılı aşan modernleşme tarihi bize bağımsızlığın ilerleme dolayımıyla gerçekleşeceğini de gösteriyor. Buradan çıkardığımız ana sonuç şu: Sosyalizmi ülkenin bağımsızlığını (varlığını ya da birliğini olarak da okunabilir) güvence altına alacak ileriye dönük bir siyasal atılım olarak örgütlemek.6Bu tartışmaya bakışımız ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyen okurlarımız için: Devrim Çetinocak, “Sosyalist Hareket Köksüz mü?” Yeni Yazılar, Sayı: 17, Nisan-Mayıs 2019 Kaynak: https://yeniyazilar.org/sayi-17/sosyalist-hareket-koksuz-mu/, Tekin Özgür, “Geçmişin Yükü: Türkiye Devrimi Üzerine Notlar,” Devrim, Sayı: 2, Şubat 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-2/gecmisin-yuku-turkiye-devrimi-uzerine-notlar/, Mithat Çelik, “Sosyalizm Nasıl Buraya Ait Oldu?” Devrim, Sayı: 3, Mart 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-3/sosyalizm-nasil-buraya-ait-oldu/

İkinci eksene gelecek olursak… Nihai hedef ile güncellik arasındaki ilişkinin nasıl kurulabileceği konusu devrimciler açısından kökleri eskiye dayanan bir sorun. Örneğin, Bernstein’in revizyonizminin köklerinde bu sorunun hatalı bir biçimde ele alınmasını görebiliyoruz. Ya da Gramsci’nin mevzi ve manevra mücadelesi kavramlarından hareket eden ardılları sağ ve sol yorumları ile bu sorudan hareketle bir zemin inşa etmeye çalışıyor. Son olarak Leninizm, özgünlüğünü bu ikisi arasındaki ilişkiyi bütünlüklü bir çerçeveye oturtabilme yeteneğinden alıyor.

Bizim sosyalizm hedefi ile güncellik arasındaki boşluğa odaklanırken öne çıkardığımız iki temel nokta var. Bunlardan ilki boşluğun kendisini daraltma değil öznenin ve sınıfın bu boşlukta kapladığı alanı arttırma hedefi ile hareket etmek. İkincisi ise devrim stratejisinin kendisini güncellikte bir güçlenme stratejisi biçiminde somutlaması.7Devrim Çetinocak, “Devrimi Aramak: Strateji Tartışmalarına Giriş”, Devrim, Sayı: 1, Ocak 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-1/devrimi-aramak-strateji-tartismalarina-giris/ Aynı yerde güçlenme stratejisi kavramını şu ifadelerle tanımlamıştık: “Öznenin etki alanını geliştirme sürecinin kalkış noktasını ise başlangıçta öznenin kendisini doğru bir toplumsal düzleme yerleştirmesi oluşturuyor. Çünkü ancak ve ancak toplumsal formasyonun bütününün çelişkilerinin biriktiği bir alandan yapılan bir kalkış bu çelişkilerin özünü yansıtan bir devrimci eylem bilgisi yaratma potansiyeline sahip. Kalkış noktasının sonrasında stratejinin kendisini olgunlaştırma süreci ise öznenin etki alanındaki nicel artışın yaratacağı yeni durumlara yanıt üretecek bir dizi nitel sıçramaya dayanmak zorunda. Bu etki alanı artışı ve nitel sıçrama süreçlerinin her birinin ifadesini bulduğu sürecin üzerinden ilerleyeceği siyasal-ideolojik-örgütsel bütünlüğü ise güçlenme stratejisi olarak adlandırıyoruz.” Age, sf. 16

Devrimci cumhuriyetçilik kavramı bizim için bu iki eksenin bileşkesi anlamını taşıyor. Bu kavram ilk olarak, “güncelliğin bize yüklediği acil görevler ile sosyalizm hedefi arasındaki doğrudan ilişkiyi kurgulayan bir stratejik yaklaşımın ifadesi”8Devrim Çetinocak, “Yeni Hedeflere Odaklanırken,” Devrim, Sayı: 11, Kasım 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-11/yeni-hedeflere-odaklanirken/ olarak anlam kazanıyor ve bu anlamda sosyalist hareketin günümüz Türkiyesi’nde güncel siyaset ile nihai hedef arasında kurabileceği ilişkinin zeminini yaratıyor. İkinci olarak ise Türkiye modernleşme tarihinin temel problematikleri ile sosyalizm hedefi arasında sağlam bir bağlantı inşa ediyor.9Devrimci cumhuriyetçilik kavramına bakışımız hakkında daha ayrıntılı bir yazı için: Ercan Bölükbaşı, “Cumhuriyetçiliğin Tek Gerçek Biçimi Olarak Devrimci Cumhuriyetçilik,” Devrim, Sayı: 7, Temmuz 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-7/cumhuriyetciligin-tek-gercek-bicimi-olarak-devrimci-cumhuriyetcilik/

Leninizm

Yukarıda saydığımız iki başlık aynı zamanda Lenin’in yanıt aradığı ve düşüncesini şekillendiren ana sorunlar arasında yer alıyor. Bu durumun arkasında yatan temel etken, Lenin’in düşüncesinin gelişimine damgasını vuran eşitsiz gelişme olgusunun çağımızda da belirleyici unsur oluşu. Hatta bu belirleyicilik, Lenin’in yaşadığı dönemden daha da belirgin bir karakter taşıyor. Dolayısıyla, Leninizmin günümüze uyarlanmasından bir tür seyreltmeyi değil, aksine Leninizmi ayırt eden yönleri daha da belirginleştirmeyi anlıyoruz.10Leninizm, temelde eşitsiz gelişme olgusunun damgasını vurduğu kapitalizmin tekelci aşamasına bir yanıt olarak ortaya çıktı. Günümüzde Leninizmi ortaya çıkartan nesnellik ortadan kalkmak bir yana dursun daha da gelişkin bir biçimiyle tüm kapitalist toplumların işleyişinde belirleyici hale gelmiş durumda. Bu durumun mantıksal sonucu ise mevcut duruma yönelik devrimci bir stratejinin Leninizmin temel mantığından uzaklaşarak değil bu mantığı derinleştirerek ilerlemek durumunda oluşu.” Devrim Çetinocak, “Yeni Hedeflere Odaklanırken,” Devrim, Sayı: 11, Kasım 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-11/yeni-hedeflere-odaklanirken/

Devrimi güncel bir olgu olarak kavraması, bunun sonucu olarak mevcut durum ile devrim hedefi arasında sürekli olarak bir stratejik ilişki kurma kaygısına ve kurabilme yeteneğine sahip oluşu Lenin’i çağdaşlarından ayırıyordu.11Lenin’i ayırt edici kılan temel nokta mevcut durum ile devrim hedefi arasında sürekli olarak (…) bir stratejik ilişki kurabilme yeteneğiydi. Bu ilişkinin kurulamadığı her örnek ise Lenin’i öfkelendiriyor ve belki de Lenin’in metinlerinde en çok rastlayacağımız iki eleştiriyi siyasi hasımlarına yöneltmesine yol açıyordu: Kendiliğindenliğe boyun eğme ve dar kafalılık. Lenin’in yaklaşımına göre, kendiliğindenlikle devrim hedefi arasındaki ilişkiyi kuramamak dar kafalı bir bakış açısını tanımlıyordu ve bu kendiliğindenliğe boyun eğişi beraberinde getiriyordu.” Devrim Çetinocak, “Lenin’den Türkiye’ye Devrimci Strateji,” Devrim, Sayı: 5, Mayıs 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-5/leninden-turkiyeye-devrimci-strateji/ Lenin’in devrimci örgütün, devrimci teorinin ve ideolojik mücadelenin12İdeolojiler alanına bakışımız ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme için bkz.Devrim Çetinocak, “İdeoloji Üzerine,” Devrim, Sayı: 3, Mart 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-3/ideoloji-uzerine/ önemine yönelik vurguları, siyasi savaşıma öncülük edebilecek bir parti ihtiyacı ve dışarıdan bilinç gibi katkıları da bugün güncelliğini koruyor.13Bu konuda daha ayrıntılı bir değerlendirme için: Mithat Çelik, “Öncülük Sorunu Üzerine Başlangıç Notları,” Devrim, Sayı: 5, Mayıs 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-5/onculuk-sorunu-uzerine-baslangic-notlari/

Leninizm hem işçi sınıfının siyasal ve ideolojik düzlemlerdeki bağımsızlığının güvencesini hem de siyaset ve ideoloji düzlemlerinde devrimci iddialarla yapılan hamlelerin sosyalizm hedefini yakınlaştıran bir maddi birikim yaratmasının güvencesi ön koşulunu oluşturuyor.

Dolayısıyla, Devrim Hareketi’nin inşa etmeyi tasarladığı devrimci örgüt de ilhamını son yıllarda moda haline gelen biçimsiz modellerden değil, doğrudan doğruya Leninizmden alıyor.

Önümüzdeki Dönem

Yeni bir başlangıç, aynı zamanda üzerimize yeni görev ve sorumluluklar yüklüyor. Bunların belki de en belirgin olanı, yukarıda ifade etmeye çalıştığımız çerçeveyi siyaset alanında etkili bir biçimde yeniden üretmek.

Bu başlangıç aynı zamanda, Devrim dergisinin düşünsel canlılığını da güvenceye alacak bir zeminin oluşması anlamına geliyor. Siyasette sınanmamış ve buradan beslenmeyen tartışmaların bir süre sonra derinlikten çok tekrar üretme potansiyeli olduğu açık. Dolayısıyla, Devrim Hareketi’nin kuruluşu bizim için yukarıda ifade ettiğimiz tezlerin de sınanacağı ve geliştirileceği bir dönemin başlangıcını ifade ediyor.

Notlar:

[1] Dergimizin daha önceki sayılarında Haziran Direnişi üzerinden bu soruya yanıt vermeye çalışmıştık: Devrim Çetinocak, “Yedi Yılın Ardından: Haziran Direnişi Üzerine Notlar,” Devrim, Sayı: 6, Haziran 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-6/yedi-yilin-ardindan-haziran-direnisi-uzerine-notlar/

[2] İlk sayımızda bu ihtiyacı şu şekilde ifade etmeye çalışmıştık: “Siyasette etkili olmak isteyen bir aktörün göz önünde bulundurması gereken iki ana düzlemden bahsedebiliriz. Bunlardan ilki verili güç dengelerini en verimli şekilde kullanarak kendi etkisini azamiye çıkarmak, ikincisi ise verili güç dengelerini değiştirmeye yönelik politikalarıyla mevcut dengeyi kendisinin en etkili olabileceği hale getirmek. (…) Özellikle işçi sınıfının mevcut örgütsel, siyasi, ideolojik durumu göz önünde bulundurulduğunda ikinci düzleme yatırım yapılmamasının yenilgiyi mutlaklaştıracağı açık.” Hasan Alper Ongan, “Olacak ama Biraz Uğraştıracak,” Devrim, Sayı: 1, Ocak 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-1/olacak-ama-biraz-ugrastiracak/

[3] Apolitizm ve pragmatizm ile stratejisizlik arasındaki ilişkiyi Yeni Yazılar’da ayrıntılı biçimde ele almıştık: Devrim Çetinocak, “Toplumsal Düzlemde Güç Biriktirmek” Yeni Yazılar, Sayı: 14, Ekim-Kasım 2018, Kaynak: https://yeniyazilar.org/sayi-14/toplumsal-duzlemde-guc-biriktirmek/

[4] Dergimizin ilk sayısında bu tartışma için bir çerçeve çizmeye çalışmıştık: Devrim Çetinocak, “Devrimi Aramak: Strateji Tartışmalarına Giriş”, Devrim, Sayı: 1, Ocak 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-1/devrimi-aramak-strateji-tartismalarina-giris/

[5] Bu konuda daha ayrıntılı bir tartışma için bkz.: Mithat Çelik, “Türkiye’nin Cumhuriyetçi Birikimiyle Nasıl İlişki Kuruyoruz?” Yeni Yazılar, Sayı: 14, Ekim-Kasım 2018, Kaynak: https://yeniyazilar.org/sayi-14/turkiyenin-cumhuriyetci-birikimiyle-nasil-iliski-kuruyoruz/ Devrim Çetinocak, “1960’ları Yerli Yerine Oturtmak,” Yeni Yazılar, Sayı: 16, Şubat-Mart 2019, Kaynak: https://yeniyazilar.org/sayi-16/1960lari-yerli-yerine-oturtmak/ Mithat Çelik, “Cumhuriyetçiliğin Tarihsel Dayanakları,” Devrim, Sayı: 7, Temmuz 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-7/cumhuriyetciligin-tarihsel-dayanaklari/ Ercan Bölükbaşı, “Cumhuriyetçiliğin Tek Gerçek Biçimi Olarak Devrimci Cumhuriyetçilik,” Devrim, Sayı: 7, Temmuz 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-7/cumhuriyetciligin-tek-gercek-bicimi-olarak-devrimci-cumhuriyetcilik/

[6] Bu tartışmaya bakışımız ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyen okurlarımız için: Devrim Çetinocak, “Sosyalist Hareket Köksüz mü?” Yeni Yazılar, Sayı: 17, Nisan-Mayıs 2019 Kaynak: https://yeniyazilar.org/sayi-17/sosyalist-hareket-koksuz-mu/, Tekin Özgür, “Geçmişin Yükü: Türkiye Devrimi Üzerine Notlar,” Devrim, Sayı: 2, Şubat 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-2/gecmisin-yuku-turkiye-devrimi-uzerine-notlar/, Mithat Çelik, “Sosyalizm Nasıl Buraya Ait Oldu?” Devrim, Sayı: 3, Mart 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-3/sosyalizm-nasil-buraya-ait-oldu/

[7] Devrim Çetinocak, “Devrimi Aramak: Strateji Tartışmalarına Giriş”, Devrim, Sayı: 1, Ocak 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-1/devrimi-aramak-strateji-tartismalarina-giris/ Aynı yerde güçlenme stratejisi kavramını şu ifadelerle tanımlamıştık: “Öznenin etki alanını geliştirme sürecinin kalkış noktasını ise başlangıçta öznenin kendisini doğru bir toplumsal düzleme yerleştirmesi oluşturuyor. Çünkü ancak ve ancak toplumsal formasyonun bütününün çelişkilerinin biriktiği bir alandan yapılan bir kalkış bu çelişkilerin özünü yansıtan bir devrimci eylem bilgisi yaratma potansiyeline sahip. Kalkış noktasının sonrasında stratejinin kendisini olgunlaştırma süreci ise öznenin etki alanındaki nicel artışın yaratacağı yeni durumlara yanıt üretecek bir dizi nitel sıçramaya dayanmak zorunda. Bu etki alanı artışı ve nitel sıçrama süreçlerinin her birinin ifadesini bulduğu sürecin üzerinden ilerleyeceği siyasal-ideolojik-örgütsel bütünlüğü ise güçlenme stratejisi olarak adlandırıyoruz.” Age, sf. 16

[8] Devrim Çetinocak, “Yeni Hedeflere Odaklanırken,” Devrim, Sayı: 11, Kasım 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-11/yeni-hedeflere-odaklanirken/

[9] Devrimci cumhuriyetçilik kavramına bakışımız hakkında daha ayrıntılı bir yazı için: Ercan Bölükbaşı, “Cumhuriyetçiliğin Tek Gerçek Biçimi Olarak Devrimci Cumhuriyetçilik,” Devrim, Sayı: 7, Temmuz 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-7/cumhuriyetciligin-tek-gercek-bicimi-olarak-devrimci-cumhuriyetcilik/

[10]Leninizm, temelde eşitsiz gelişme olgusunun damgasını vurduğu kapitalizmin tekelci aşamasına bir yanıt olarak ortaya çıktı. Günümüzde Leninizmi ortaya çıkartan nesnellik ortadan kalkmak bir yana dursun daha da gelişkin bir biçimiyle tüm kapitalist toplumların işleyişinde belirleyici hale gelmiş durumda. Bu durumun mantıksal sonucu ise mevcut duruma yönelik devrimci bir stratejinin Leninizmin temel mantığından uzaklaşarak değil bu mantığı derinleştirerek ilerlemek durumunda oluşu.” Devrim Çetinocak, “Yeni Hedeflere Odaklanırken,” Devrim, Sayı: 11, Kasım 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-11/yeni-hedeflere-odaklanirken/

[11]Lenin’i ayırt edici kılan temel nokta mevcut durum ile devrim hedefi arasında sürekli olarak (…) bir stratejik ilişki kurabilme yeteneğiydi. Bu ilişkinin kurulamadığı her örnek ise Lenin’i öfkelendiriyor ve belki de Lenin’in metinlerinde en çok rastlayacağımız iki eleştiriyi siyasi hasımlarına yöneltmesine yol açıyordu: Kendiliğindenliğe boyun eğme ve dar kafalılık. Lenin’in yaklaşımına göre, kendiliğindenlikle devrim hedefi arasındaki ilişkiyi kuramamak dar kafalı bir bakış açısını tanımlıyordu ve bu kendiliğindenliğe boyun eğişi beraberinde getiriyordu.” Devrim Çetinocak, “Lenin’den Türkiye’ye Devrimci Strateji,” Devrim, Sayı: 5, Mayıs 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-5/leninden-turkiyeye-devrimci-strateji/

[12] İdeolojiler alanına bakışımız ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme için bkz.Devrim Çetinocak, “İdeoloji Üzerine,” Devrim, Sayı: 3, Mart 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-3/ideoloji-uzerine/

[13] Bu konuda daha ayrıntılı bir değerlendirme için: Mithat Çelik, “Öncülük Sorunu Üzerine Başlangıç Notları,” Devrim, Sayı: 5, Mayıs 2020, Kaynak: https://dsosyal.com/devrim/sayi-5/onculuk-sorunu-uzerine-baslangic-notlari/

Dövizle destek olmak için Patreon üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Türk Lirasıyla destek olmak için Kreosus üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Devrim dergisini dijital ya da basılı olarak edinmek, abone olmak için Shopier’daki mağazamıza göz atabilirsiniz.