Yazar

Refik Sina

Browsing

Ukrayna ile Rusya arasındaki savaş tüm şiddetiyle sürerken, uluslararası düzeyde alınan konumlar pek de şaşırtıcı olmadı. ABD ve AB emperyalizmi, Neo-Naziler Ukrayna’da iktidar ortağı olduğu sırada unuttukları ‘evrensel değerleri’ Rusya’nın saldırısıyla birlikte tekrar hatırlayıp bir dizi ekonomik yaptırımla Rusya’ya açıktan cephe alırken; Çin, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Rusya ile ticari bağları kuvvetli kimi ülkeler daha mesafeli bir tavır takınmayı tercih etti. Batı’nın maşası olmak için can atan Ukrayna iktidarının milliyetçiliği, karşısında, Sovyetler Birliği’nin…

Bir süre önce Türkiye gazetesinin internet sitesinde bir haber yayınlandı. “8 Bin Lira Maaşla Çalışacak İşçi Yok” başlığını taşıyan haberde, bazı sektörlerin görece iyi denebilecek bir ücrete rağmen ara eleman/tekniker bulmakta sıkıntı çektiklerinden bahsediliyor. Haberde bu durumun nedeninin “Türkiye’nin yıllardır çözemediği ‘iş beğenmeme’ problemi” olduğu da söyleniyor. Özellikle AKP’liler tarafından sık sık dile getirilen bu yavan ve yüzeysel iddianın gerçekle herhangi bir ilişkisi yok. Çoğu örnekte “Eleman bulunamıyor” söylemi kazındığında altından nitelikli iş gücünü kölelik…

AKP’nin iktidarda olduğu dönem birçok farklı şekilde tanımlanabilir, bunlardan birisi de söz konusu dönemin bir çürüme dönemi olduğudur. Cumhuriyeti yıkan, devlet kurumlarının içini boşaltan, kamuya ait varlıkları sermayeye peşkeş çeken, emek düşmanlığını Türkiye’nin yakın tarihinde görülmemiş noktalara taşıyan siyasal İslamcı yönetim çürümeyi ülkenin her yanına yaymıştır. Bu durum 19 yıllık iktidarlarının sonunda artık çok daha net olarak görülebilmektedir. AKP’nin çökme noktasına getirdiği alanların en önemlilerinden biri ve maalesef en zor düzeltilecek olanı eğitimdir. Temel eğitimde,…

Bugün Engels’in hayata veda edişinin 126. yıl dönümü. Onun, tarihsel materyalizmin kuruluşundaki öncü rolünü ve sosyalizm mücadelesindeki bugün de azalmayan önemini bir kez daha hatırlatmanın, bu büyük devrimciyi anmak için en uygun yol olduğunu düşünüyoruz. Bu yazıda Engels’in Marksizm için önemini iki birbiriyle ilişkili nokta üzerinden değerlendireceğiz. Bunlardan ilki, Marx ile yaptıkları iş bölümü sonucunda Engels’in tarihsel materyalizmi ekonomi dışındaki alanlara yaymadaki öncü rolü. İkincisi ise Engels’in Marksizme katkılarından ve döneminin devrimci mücadelesiyle kişisel ilişkilerinden…

Tayyip Erdoğan Başbakan olduğu 2003 yılından beri iktidarını mutlaklaştırmak, kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırmak ve özerk kurumları kendisine tabi kılmak için sistematik bir çaba içinde oldu. Bu amacını gerçekleştirmede önemli kazanımlar elde ettiğini de maalesef yaşayarak gördük. Tek adam rejiminin inşasındaki en önemli uğraklardan birisi, 16 Nisan 2017 yılında gerçekleştirilen anayasa referandumuydu. Bu referandumun ardından yapılan değişikliklerle fiili diktatörlüğe hukuki bir zemin sağlanmış oldu. Başkanlık sisteminin resmen uygulandığı son üç yılda siyasi çürüme hızlandı, meclis tamamen…

Bugün TÜSİAD’ın kuruluşunun 50. yıldönümü. Türkiye’de büyük sermayeyi temsil etmek için kurulan ve kurulduğu günden itibaren ülkemizin yakın tarihinin her kritik anında sermaye sınıfının sözcülüğüne soyunan bir kurum TÜSİAD. Sermayenin sözcülüğünü yapmak ise, zorunlu olarak, emeğin ve emekçinin karşısında yer almak demek. 1970’lerin başlarında dile getirdiği serbest piyasaya geçiş isteğinden 24 Ocak kararlarının fiilen uygulanması sağlayan 12 Eylül darbesine yaptığı övgülere, Cumhuriyet’in kurumlarını yağmalayan AKP iktidarına verdiği destekten COVID-19 salgınındaki tutumuna kadar TÜSİAD temsil ettiği…

AKP’nin UMH’ye verdiği destek ve Hafter karşıtlığının bir nedeni, Müslüman Kardeşler ile kurduğu ve yıllardır süren yakın ilişki. Tam da bu nedenle Türkiye, Doğu Akdeniz’de olduğu gibi Libya’da da karşısında Müslüman Kardeşler ve Türkiye düşmanlığına dayanan geniş bir ittifak buldu. Ocak ayı başlarında hükümetin Libya’ya asker göndermesinin ardından, Devrim’in Şubat sayısında çıkan ve AKP’nin dış politikasını Libya ile yapılan mutabakat çerçevesinde incelediğimiz yazıda şöyle demiştik: “Libya Mutabakatı AKP’nin 10 yıldan uzun süredir sahip olduğu dış…

Libya Mutabakatı AKP’nin 10 yıldan uzun süredir sahip olduğu dış politika anlayışını aynı şekilde devam ettireceğini gösteriyor. 27 Kasım’da AKP hükümeti ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırası imzalandı. AKP iktidarının Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilimde elini güçlendirme çabasının sonucu olan bu muhtıra, aynı zamanda askeri işbirliğine yönelik maddeler de içeriyor. Antlaşmanın imzalanmasında sonra vakit kaybetmeden Libya’ya asker gönderilmesine izin veren tezkereyi meclisten geçiren AKP, yıllardır yaptığı gibi Türkiye’yi…

Yükselen sınıf mücadelesi ve sosyalizmin gün geçtikçe itibar kazanması, bildirinin zamanlamasını anlaşılır kılıyor. Sistemin yaşadığı ideolojik kriz ise, ortaya konan anti-komünist söylemin neden bayatlamış iddialardan öteye geçemediğini açıklıyor. Avrupa Parlamentosu’nun bildirisi korkuyu ve çaresizliği bir arada sergiliyor. Avrupa Parlamentosu’nun İkinci Dünya Savaşı’nın yıldönümünde yayınladığı bildiri, Nazizm ile Sovyet sosyalizmini ‘totaliter rejimler’ adı altında bir arada ele alarak, Soğuk Savaş’ın en klişe anti-komünist söylemini yeniden ortaya koyuyor. Savaşın başlamasının sorumlusu olarak Nazi Almanyası kadar Sovyetler Birliği’ni…