Yazar

Deniz Ali Gür

Browsing

“Dün itibariyle kayyum Melih Bulu’nun bu göreve devam edip etmeyeceği tartışması bitmiştir. Üniversiteyi yönetemeyeceği bir kez daha ortaya çıkan Bulu’nun o göreve devam etmesinin imkanı kalmadı. Mesele artık Bulu’ya görevden ne zaman ve hangi biçimde el çektirileceğiyle ilgili.” Bu satırlar, yazıldığı 2 Şubat’tan 5 ay sonra, yani kayyum Bulu’nun “krizin biteceğini öngördüğü” 6 aylık süre zarfında resmen doğrulandı. Zamanlama ve görevden el çektirilme biçimiyle ilgili belirsizliği ortadan kaldırarak… Yazar müneccim değil. Tarihin 15 Temmuz’a döndüğü…

Boğaziçi Üniversitesi’nde tarihi bir dönem yaşanıyor. İktidar işi gücü bıraktı, sabah akşam ülkenin bu köklü üniversitesiyle kavga ediyor. Atadıkları kayyum kontrolü iyice kaybetti, dört yıl boyunca yöneteceğini iddia ettiği kurumun bütün bileşenlerine savaş açıyor. Şirin gözükme çabaları fayda etmeyince sesini kesip kendini unutturmaya bakan kayyum haftalar sonra yarattığı bir bahaneyle üniversite öğrencileri arasında nefret ve düşmanlığı kışkırtacak bir Tweet atıp insanları cinsel yönelimleri nedeniyle hedef gösteriyor. Sonra Valilik ve İçişleri Bakanı devreye giriyor, ayrımcılık temelinde…

Gençlik mücadelesi bir kez daha ülke gündemini belirledi. Ülkenin gündemi, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın atadığı kayyum rektör Melih Bulu’yu kabul etmeyen ve üniversitelerinin kapısına kelepçe vurulan Boğaziçililer. Eski bir Boğaziçi mezunu ve tıpkı kayyum ataması gibi keyfi bir yönetim anlayışının ürünü olan KHK hukuksuzluğuyla işten atılmış bir akademisyen olarak bu konuda söyleyeceklerim var. Üniversitesine sahip çıkan Boğaziçilileri takdir etmeden, onları koşulsuz, amasız, fakatsız desteklemeden söylenen hiçbir sözün kıymeti yok. Farklı mecralarda görülen “Yeni mi fark ettiniz?”…