Yazar

Dsosyal

Browsing

Geçtiğimiz haftalarda çalışma yaşamıyla ilgili dikkat çeken iki düzenleme yürürlüğe girdi. İlk olarak COVID-19 pandemisiyle birlikte hayatımıza giren kısa çalışma uygulaması, 31 Mart itibariyle sona erdirildi. Ardından da SGK çok sayıda patronun pandemi fırsatçılığı için kullandığı Kod-29’un kaldırıldığını açıkladı. Yapılan düzenlemelerde işçi yararına bir gelişme olup olmadığına yakından bakalım. Kısa Çalışma Uygulaması Nedir? Kısa çalışma “genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebepler” gereği çalışma alanında haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir…

Adı işçi kıyımlarıyla birlikte anılan “Kod 29” uygulaması, yürürlüğe girmesi daha önce olmakla birlikte asıl olarak pandemiyle birlikte gündeme gelmeye başladı. Tümüyle işçi düşmanı bir içeriğe sahip olan Kod 29, uygulama itibariyle de patronlara hak gaspı için fırsat vermektedir. 4857 numaralı İş Kanunu’nun 19. maddesine göre işveren işten çıkarılan işçinin fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde bildirmek zorundadır. Kanunun 25. maddesinde bu sebepler; 1. Sağlık sebepleri 2. Ahlak…

Türkiye’de bilinen ilk COVID-19 vakası geçtiğimiz yıl 8 Mart’tan birkaç gün sonra tespit edilmişti. Geçen bir yıla yakın sürede uzaktan çalışma, sokağa çıkma yasakları, zorunlu ücretsiz izin ve uzaktan eğitim uygulamalarının da etkisiyle toplumun genelinin evde geçirdiği süre artmış oldu. Hane fertlerinin evde geçirdiği sürenin artması sonucunda artan çocuk, eş/partner, yaşlı, engelli bakımı ve salgınla mücadelenin gerektirdiği hijyen koşullarını sağlamak gibi gereklilikler ile artan ev işi yükü, ev içinde eşitsiz iş bölümü yüzünden çoğu zaman…

Birkaç ay önce yayınlanan bir yazımızda AKP iktidarının salgın sürecinde imza attığı skandallara değinmiştik. Bunlardan biri de vaka sayılarına dair aylarca süren yanlış bilgilendirmeydi. Artan hasta sayısını gizlemek için verileri çarpıtan iktidar, uzun bir süre boyunca kamuoyuna açıkça yalan söylemiş oldu. Bu yalan, 30 Eylül’de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından da kabul edildi. Hasta ve vaka arasında garip bir ayrım yapan Koca, her vakanın hasta olmadığını iddia ederek söylenen yalana kılıf bulmaya çalışsa da kimseyi…

Ülkemizde ilk COVID-19 vakasının tespit edildiği 11 Mart 2020’den bugüne, ülkemiz emekçileri salgınla mücadele ederken, iktidarın sermayeyi koruyan neoliberal politikaları emekçiler için yaşamı her geçen gün daha da zorlu kılıyor. Pandeminin sona erdirilmesi için tüm ülke halklarının yaygın olarak aşılanması gerekirken aşının bir meta olarak değerlendirilerek patentlenmesinin tüm insanlığın sağlığını tehlikeye attığı görülüyor. Bunlarla birlikte özellikle ülkemizde emekçiler salgın koşullarında çalışmak zorunda bırakılıyor, hayatlarını kaybediyor. Hal böyleyken, birçok uzman tarafından önerilen, faydası gözle görülür biçimde…

Aşılar insanlığın en muazzam keşiflerinden biridir. Geçtiğimiz yüzyılda milyonlarca insanın yaşamının kurtarılması ve insan ömrünün gözle görülür bir biçimde uzaması bir anlamda aşılar sayesinde olmuştur dersek sanırım abartmış olmayız. Kızamıktan difteriye, çiçekten tetanosa kadar pek çok hastalığın ya yok edilmesi ya da ciddi oranda azaltılmasında aşıların büyük bir rolü vardır. Bütün bunlara bir takım “komplocular” hariç kimse karşı çıkmayacaktır. Herkesin çok iyi bildiği gibi aşılar hayatımızı kurtardı ve kurtarmaya devam ediyor. Fakat bütün bunların gerçekleşmesinde…

Farklı dönemlerde çeşitli toplumsal süreçlerden geçerken sürecin etki alanına bağlı olarak belirli iş kollarında çalışan insanların topluca ya da tekil olarak kahraman ilan edilmesine alışkınız. İçinde bulunduğumuz pandemi koşullarında ise sağlık çalışanları ve motosikletli kuryeler, emeklerinin karşılığı gereğince ödenerek takdir edilmemekle birlikte kahraman ilan edildiler. Peki kuryeleri bahsedilen bu kahramanlık mertebesine taşıyan süreç kuryeler için neye tekabül ediyor? Dünden Bugüne Motosikletli Kuryeler Türkiye’de yaklaşık 30 yıldır faaliyette olan motosikletli kuryelik mesleği ilk kez 2014’te “motosiklet…

Cargill fabrikalarında sendikal örgütlenme yapmaya çalışan 14 işçi 1001 gündür direniyor. İşe iade davasını kazanmalarına rağmen hukuksuz bir şekilde hakları engellenen işçiler dün (11 Ocak Pazartesi) Tarım ve Orman Bakanlığı önünde açıklama yapmak için Ankara’ya geldiler ve bir dizi engelleme ve hak ihlali ile karşılaştılar. Mahkeme kararlarını tanımayan Cargill’e yaptırım uygulamayan hükümet, işçilerin sesini kısmak için bütün olanaklarını seferber etti. İşçilerin haklı direnişi vasıtası ile Cargill’in ülkemizdeki kirli geçmişini ve rant ilişkilerini mercek altına aldık.…

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını sağlığın yanı sıra ekonomiyi ve sosyal hayatın pek çok alanını olumsuz biçimde etkiledi. Eğitim bu süreçte en çok etkilenen alanların başında geliyor. Elbette sorun tek başına “salgından” kaynaklanmıyor. Sürecin başında farklı davranılsaydı salgın bu kadar yayılmazdı tartışmasını bir tarafa bırakalım, salgının yaygınlık derecesinin arttığı bir durumda, salgınla mücadele etmesi gerekenlerin açık “tercihleri” burada sorunun ana kaynağı aslında. Hem dünyada hem Türkiye’de. Pandemi süresince her alanda “patronları kurtarma” politikası…

2020 yılına damgasını vuran COVID-19 pandemisi, Türkiye’de de hayatı altüst etti. Salgınla mücadele hem bilimsel bakış açısını hem de halk sağlığı perspektifini zorunlu kılarken bunların ikisinden de yoksun olan AKP iktidarı, salgın yönetiminde tümüyle çuvalladı. AKP iktidarının salgın yönetiminde imza attığı 10 skandalı Dsosyal okurları için derledik. 1) Umre ziyaretleri zamanında durdurulmadı Ocak 2020 itibariyle tüm dünya COVID-19 salgınına karşı teyakkuza geçerken AKP iktidarı “Geliyorum” diyen tehlikeyi ciddiye almadı. Suudi Arabistan’ın salgın nedeniyle yurt dışından…