Adı işçi kıyımlarıyla birlikte anılan “Kod 29” uygulaması, yürürlüğe girmesi daha önce olmakla birlikte asıl olarak pandemiyle birlikte gündeme gelmeye başladı. Tümüyle işçi düşmanı bir içeriğe sahip olan Kod 29, uygulama itibariyle de patronlara hak gaspı için fırsat vermektedir.

4857 numaralı İş Kanunu’nun 19. maddesine göre işveren işten çıkarılan işçinin fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde bildirmek zorundadır. Kanunun 25. maddesinde bu sebepler;

1. Sağlık sebepleri

2. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller,

3. Zorlayıcı sebepler

4. İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın bildirim süresini aşması

olarak 4 kategoriye ayrılmıştır.

Dört kategoriye ayrılan işten ayrılış nedenleri 2013/11 sayılı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genelgesi’ne göre sigortalı işten ayrılış bildirgesi düzenlenirken belirtilmek üzere sıra numaralarıyla 41 neden olarak listelenmiş olup işten ayrılış nedenlerinden 29 sıra numaralı olan “İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih” bugün Kod 29 olarak bilinmektedir. Genelgede Kod 29 maddesi için yukarıda belirtilen 25. maddenin II. bendi referans gösterilmektedir. 29. maddenin II. bendinde belirtilen haller aşağıda listelenmiştir:

a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.

c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.

d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da iş yerinde bu maddeleri kullanması.

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

f) İşçinin, iş yerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi.

g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, iş yerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.

Sigortalı işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış sebebine Kod 29 yazılı olan işçiler kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işsizlik maaşı haklarından mahrum bırakılmaktadır.

16 Nisan 2020 tarihinde kabul edilen 7444 numaralı “Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” uyarınca 4857 Sayılı İş Kanunu ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nda çeşitli değişiklikler meydana gelmiştir. Bu kanun gereğince 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen Geçici Madde 10’a göre her türlü iş veya hizmet sözleşmesi maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay süreyle yukarıda listelenen 29. madde II numaralı benddeki haller dışında işveren tarafından feshedilemeyecektir. Aynı geçici maddeye göre maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işveren işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilir ve bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmak, işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermez.

Pandemi süreci boyunca İş Kanunu’na eklenen bu geçici madde işverenler tarafından işçi kıyımının hukuki dayanağı olarak kullanılmaktadır. İşverenlere pandemi döneminde çalışma ortamlarında pandemi koşullarının gerektirdiği önleyici düzenlemeleri yapmadığı için tepki gösteren işçiler, sendikaya üyeliği bulunan işçiler ya da keyfi nedenlerle belirlenen işçiler bu madde gösterilerek ya ücretsiz izne çıkarılmakta ya da başka gerekçelerle işten çıkarma yasaklanmış olduğu için Kod 29’la işten çıkarılmaktadır.

Üstelik Kod 29’la işten çıkarma için işverenin beyanı esas alınmakta, kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak işsizlik maaşından da mahrum kalan işçi, haklarını alabilmek için beyanın doğru olmadığını mahkeme önünde kanıtlamakla yükümlü hale getirilmektedir. Mahkemelerin çalışma ve karar alma hızı düşünüldüğünde hukuki süreci kazansa bile işçinin hakkını makul bir süre içinde almasının mümkün olmadığı, dolayısıyla uygulamanın işçinin hakkını gasp etmekve kendisine biat etmeyen, hakkını isteyen işçileri cezalandırma niyeti taşıyan işverenlere koz vermekten başka bir işe yaramadığı görülecektir.

Geçtiğimiz aylarda Tekstil İşçileri Sendikası’na üye oldukları için Gaziantep’teki Güven Boya’dan 4 işçi, Birleşik Metal-İş’e üye oldukları için Çorum’daki Ekmekçioğlu Metal’den 88 işçi, Tek Gıda-İş Sendikası’na üye oldukları için Karaman’daki Döhler’den 12 işçi, güvenlik soruşturması bahanesiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden 16 işçi, Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası’na üye oldukları için pandemi sürecinde hiçbir önlem alınmadan mobbing ve tacizle ağır çalışma koşularında çalıştırılan ve bu duruma tepki gösterince ücretsiz izne çıkartılmalarına karşı direnişe başladıkları için Çayırova Migros deposu işçileri Kod 29’la işten çıkarılmıştır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işsizlik maaşı engellenerek pandemi döneminde işsiz bırakılan işçiler gasp edilen haklarını almak ve işe iade için direnişe devam etmektedir.

19 yıllık icraatının tamamında işçilere düşman, patronlara dost olan AKP iktidarı, COVID-19 pandemisini de işçi düşmanlığı için kullanıyor. Sistematik olarak haklarını gasp edenlerin karşısında işçilerin en büyük silahı örgütlü mücadele. Sömürü ve hak gasplarını teşhir etmeye, direnen işçilerin sesini büyütmeye ve emekçilerin daha örgütlü, daha direngen hale gelmeleri için çabalamaya devam edeceğiz.

Devrim Hareketi’nin başlatmış olduğu “Sağlıklı Bir Türkiye İçin” kampanyasının imza metnine bağlantıdan ulaşabilir, imza vererek kampanyaya destek olabilirsiniz: https://devri.me/imzaver

Dövizle destek olmak için Patreon üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Türk Lirasıyla destek olmak için Kreosus üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Devrim dergisini dijital ya da basılı olarak edinmek, abone olmak için Shopier’daki mağazamıza göz atabilirsiniz.
Dsosyal
Yazar