Yazar

Ercan Bölükbaşı

Browsing

Türk Lirası bir süredir ciddi bir değer kaybı yaşıyor. Değer kaybının yıkıcı bir hızda olması zaten uzunca bir süredir var olan ekonomik sorunları iyice derinleştirirken, ülkeyi yönetenler durumdan hoşnut olduklarını ifade ediyorlar. AKP Genel Başkanı rekabetçi kur derken, aynı partinin Elazığ milletvekili yurttaşlarımıza boğazlarından kısmayı öğütlüyor. Tüm bunlar olurken yabancı sermaye Türkiye’nin mallarını ucuza kapatma fırsatı bulduğu için sevinçli, ülkenin zenginleri kur sayesinde servetini büyütüyor. Artık neredeyse bedavaya çalışır hale gelen işçilerin alım gücü saat…

Olağan zamanı 2023’ü gösteren ancak ülkenin mevcut durumu nedeni ile erken sayılacak bir zamandan beri toplumun gündeminde olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bir süredir tartışıyoruz. Bir önceki yazımızda Selahattin Demirtaş’ın bu seçimlerle ilgili sorduğu soruları yanıtlamaya çalışmış ve kendi sorularımızı sormuştuk. Bugün CHP genel merkezinde Türkiye İşçi Partisi adına genel başkan Erkan Baş ve beraberindeki heyetin yaptığı ziyaretin sonrasında Erkan Baş’ın bir televizyon kanalına verdiği röportajı konu etmek istiyoruz. *** Konuya girmeden önce iki noktayı belirterek başlamak…

Yıllardır hukuksuz biçimde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş, yeni yazısında sola ve sosyalistlere açık yanıtlar istediği sorular sormuş. Bu hukuksuz tutukluluğun bir an önce bitmesi, bu soruları ve sorunları muhataplarıyla özgürce tartışabilme olanağına hızlıca kavuşması temennisiyle başlamak isteriz. Demirtaş’ın da söylediği gibi lafı çok dolandırmadan, olabildiğince açık yanıtlar yazmaya çalıştık. Yanıtlara geçmeden belirtmek isteriz ki, bunlar Türkiye’de en acil görevin reformlar olduğunu düşünen ve bu reformların sol yanını güçlendirme hedefiyle hareket eden bir sol için çok…

Merkez Bankası ve onun faiz kararlarının ekonomiye etkileri bir süredir siyasi tartışmaların da merkezinde yer alıyor. Özellikle Erdoğan’ın sıklıkla düşük faiz isteğini dile getirmesi ve gittikçe sıklaşan aralıklarla Merkez Bankası’nda görev değişikliklerine gitmesinin bu durumda etkisi büyük. Diğer yandan ekonomide uzun zamandır yaşanan kötüye gidiş ve atılan her adımda halkın biraz daha yoksullaşması var olan tartışmaların hararetini de artırıyor. İktidar her ne kadar Türkiye’nin tırmanışta olduğunu iddia etse de herkesin farkında olduğu bir gerçek var:…

Olgular ve onları ifade eden kavramlar arasında hiç de keyfi olmayan ve tarihten süzülmüş bir ilişki var. Ancak bazen bir olguya ilişkin gerçek bir bilinç oluşmaksızın o olguya karşılık gelen kavramın kullanımı yaygınlaşabiliyor. Bu durumun sonucu kavramın ifade ettiğinin belirsizleşmesi oluyor. Birisi kavramı kafasına göre kullanıyor, bir başkası da kendi anlamak istediği gibi değerlendirip mahkûm edebiliyor. Emperyalizme ilişkin örgütlü bir bilincin güçlenmediği ve aynı anlama gelmek üzere anti-emperyalist mücadelenin yükselmediği ve hatta tam tersine sonuna…

Sedat Peker Türkiye’nin gündemini belirlemeye devam ediyor. Ekonominin durumu, topluma zarar verecek şekilde yönetilen salgının yakın zamanda sona erip ermeyeceği, Marmara Denizi’nin yok edilmesi gibi çok ama çok önemli konular elbette konuşuluyor, tartışılıyor. Ancak tamamı Peker’in ifşaatlarının bir adım gerisinde kalıyor. Hayır, gerçek gündemler saydıklarımızdı, Peker suni gündem çıkarıyor demeyeceğiz. Son yıllarda girişilen türlü kirli işlerin bizzat parçası olmuş birinin iktidara cephe almış olması ve olanı biteni anlatıyor olması doğaldır ki her gün karşılaştığımız başlıkları…

“Düşmanı yenecek işçi sınıfımıza selâm!Paranın padişahlığını,karanlığını yobazınve yabancının roketini yenecek işçi sınıfına selâm!” Nazım Yarın 1 Mayıs. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma gününde emekçilerin kendi günlerini kutlaması bir yana şöyle bir nefes almak için dışarı çıkması dahi yasak. 1 Mayıs veya önceki ya da bir sonraki gün fark etmez. Hepsi aynı. İşçilerin, o da halen çalışacak bir işleri var ise tabi, çalışmaları yani patronlar için işe gitmeleri serbest. Açık havada kendileri ve aileleri için…

İlk ve en bilinen örneği Bitcoin olan kripto paralar 12 yıldır varlığını sürdürüyor. Yeni ve özgür para çeşitleri olma iddialarının epey uzağında kaldıklarını ise şimdiden kanıtladılar. Alışverişlerin kripto para ile yapılacağına, maaşların bunlar üzerinden ödeneceğine, bildiğimiz para birimlerinin ortadan kalkacağına yönelik kehanetler tutmasa da kripto paralar hâlâ oldukça popüler. Yalnızca yasa dışı transferlerde (kaçakçılık, şantaj, fidye talebi vs.) “Para” olarak kullanım alanına sahip olmalarına karşın çok yüksek değerlere sahipler. Bu yazı yazıldığı sırada bir Bitcoin…

18 yılı aşkın süredir Türkiye’yi yöneten iktidar partisinin kendisi açısından birçok zorluğu atlattığı bu uzun dönemde kimi hamleleri alışkanlık haline getirdiğini, belirli alanlarda düzenli olarak tekrarladığı davranış kalıpları ürettiğini ve bunlar üzerinden belirli başarılar da elde edebildiğini söyleyebiliriz. Bunlardan üç tanesi geçtiğimiz haftalarda farklı görünümlere sahip olsa da özünü koruyarak yeniden gündeme alındı: Anayasa tartışmaları, uzay programı ve Gara operasyonu. Önceki dönemlerden farklı olan ise bu sefer öne çıkan başlıkların geçmişteki etkilerini yaratmaktan uzak oluşu…

Birçok konuda tartışıyoruz. Kuralları, yasaları konuşuyoruz. Politikalar, hedefler öneriyoruz. Taleplerde bulunuyoruz. Ancak işin sonunda varacağı yer yönetenin kim olacağı oluyor. Çünkü o yasaları da yargıyı yönetenler yorumluyor. Politikaları hükümetler uyguluyor. Talepleri yönetenler hayata geçiriyor ya da bazen reddetme gereği bile duymadan hayata geçirmiş gibi yapıyor. Sonuç olarak gerçekten kaçamıyoruz: Kimin yönettiği önemlidir. Boğaziçi Üniversitesi için de durum bu. Öğrencilerin ve akademisyenlerin haklı talepleri rektörün üniversite bileşenlerince seçilmesi yönünde. Bir önceki rektörlük atamasında da Boğaziçi’nde yine…