Bazı yazıları yazmak gerçekten zor olabiliyor. Özellikle o yazı büyük bir düşünür veya bilim insanının ardından yazılıyorsa… Ne yazık ki bu yazı da bunlardan biri. Ünlü evrimsel biyolog Richard Lewontin geçtiğimiz haftalarda hayatını kaybetti. Bilim camiasından anma iletileri gelse de Lewontin’in vedası kamuoyunda çok fazla yer bulamadı. Bu nedenle yaşamı boyunca burjuva ideologların bilim dışı fikirlerine karşı çıkmış bu büyük bilim insanını hatırlamaya ve onun çalışmalarından ilerisi için dersler çıkarmaya ihtiyacımız var.

Ben Lewontin’i Yeni Yazılar dergisinin 11. sayısında Gökberk Alagöz’ün yazısıyla tanıdım.1G. Alagöz, “Üçlü Sarmal: Gen Organizma ve Çevre,” Yeni Yazılar, Sayı: 11, Şubat-Mart, 2016. O sıralarda üniversite 3. sınıf öğrencisiydim. Pek çok arkadaşım gibi Richard Dawkins’in ‘bencil gen’ kavramı üzerine kafamı yoruyordum. Dawkins’in medyatik yönünün fazla olması onun görüşlerinin daha da yaygınlaşmasına neden oluyordu. Her hastalık için bir gen vardı, genlere bakarak her şeyi çözebilirdik hatta toplumsal sınıflar genler tarafından belirleniyordu…

Her ne kadar Dawkins’in öne sürdüğü fikirler çok gerçekçi gelmese de bu fikirlere karşı bilimsel altyapım zayıftı; yeni, bilimin mum ışığında bilgilere ihtiyacım vardı. Yeni Yazılar’daki Lewontin yazısı bunu sağlamıştı. Diğer bir deyişle, hayatımda yeni bir pencere açmıştı. Daha sonra Richard Lewontin’in yazdığı kitaplar, yazılar, makaleler imdadıma yetişti. Bilim insanlarının politik olduklarını ve kendi ideolojileri doğrultusunda nesnel gerçeklikleri eğip bükebildiklerini bu sayede kavradım. Verdiği örnekler çok çarpıcıydı. Sözde bilim insanları kimi zaman kullandıkları istatistiksel yöntemlerde kasıtlı olarak hata yapıp ırkçılığın alt yapısını oluşturuyorlar, kimi zaman da toplumsal olguları yok sayıp her şeyi biyolojiye indirgeyebiliyorlardı. Girmiş olduğum bu dünya çok çarpıcıydı!

Diyalektik Biyolog Lewontin

Lewontin’in ideoloji alanında yaptığı iş aslında bilim insanlarının diyalektik bir bakış açısıyla bilimi ele almasını sağlamaktı. Çünkü burjuva ideolojisine bağlı bilim insanları parça-bütün ilişkisini çarpıtıyorlar veya bu ilişkiyi eğip bükerek yanlış argümanları öne sürüyorlardı. Diğer bir deyişle bütünün homojen parçalardan meydana geldiğini varsayan bu ideologlar, kestirmeden bütünü parçaların tekil toplamından ibaret sayıyorlardı.2P. Thompson, “Science in the Style Of Engels – The New York Times,” 1985. https://www.nytimes.com/1985/09/29/books/science-in-the-style-of-engels.html (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021).

Lewontin bu varsayıma karşı çıktı. Öncelikle bütünün homojen parçalardan meydana geldiğini reddeden Lewontin, parçaların bütün içerisinde anlaşılabileceğini savundu. Dolayısıyla bir organizmayı gen paketlerine indirgeyerek evrimsel değişimi anlamaya çalışmak ve doğal seleksiyonun organizmanın fiziksel özellikleri (fenotip) aracılığıyla genler üzerinde dolaylı etkiye sahip olduğunu göz ardı etmek, organizmaların nasıl değişime maruz kaldıklarına dair yeterli bir bilgi sağlamayacaktır. Evrimsel değişimleri anlamak için asıl olan, canlının hem genetik hem de fiziksel özelliklerini dikkate almaktır.2P. Thompson, “Science in the Style Of Engels – The New York Times,” 1985. https://www.nytimes.com/1985/09/29/books/science-in-the-style-of-engels.html (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021).3R. Levins ve R. Lewontin, The Dialectical Biologist. Harvard University Press, 1985.

Lewontin Biyolojik İndirgemeciliğe Karşı

Kökeni 19. yüzyıla kadar dayanan biyolojik indirgmecilik, 1970’li yıllarda Dawkins’in ‘bencil gen’ kavramı ve E.O Wilson’un ‘Sosyobiyoloji’ kitabıyla tekrar popülerlik kazanmıştı. Dawkins, canlıların genlerin hizmetinde birer makine olduğunu öne sürüyordu. Dolayısıyla ne yaparsak yapalım canlılar genlerin çizmiş olduğu çerçevede hareket edebiliyordu. Çevrenin etkisi ise oldukça küçüktü.4R. Dawkins, The Selfish Gene. New edition. Oxford ; New York : Oxford University Press, 1989.

Bu noktada Lewontin’in ‘Üçlü Sarmal’ kitabıyla Dawkins’in bu fikrine karşı çıktığını söyleyebiliriz. Lewontin, Dawkins’in statik gen temelli açıklaması yerine ‘gen-organizma-çevre’ üçlü sarmal yapısını öne sürdü. Öncelikle DNA’nın kendine yetebilen bir molekül olduğu görüşüne karşı çıktı. DNA proteinleri oluşturacak amino asit dizilimlerini kodlasa da proteinlerin son yapısı bir dizi çevrim sonrası değişim (post-translational modification) sonucunda belirlenir. Yani, proteinler işlev kazanacakları değişimleri enzimatik reaksiyonlarla elde ederler. DNA’nın ise burda doğrudan bir etkisi yoktur.

Bu noktada Lewontin insülin örneğini veriyor. İnsülin geni, gen tekniği yöntemiyle E. coli bakterilerineaktarıldığında insanlardakullanılabilecek yapıda üretilemedi. Çünkü bakterilerin bulundukları çevre kendilerine has karakterdeydi ve dolayısıyla insülin proteini bakterilerin hücre içi koşullarına göre bir yapıya dönüşüyordu. Bu yapı da üretilen insülinin insanlar için işlevsel değildi.5R. C. Lewontin, “The DNA Era.” https://members.tripod.com/diabetics_world/TheDNAEra.htm (Erişim tarihi: 20 Temmuz 2021).6“(67) Gene, Organism and Environment with Richard Lewontin – YouTube.” https://www.youtube.com/watch?v=we4ZzjKxFHM (Erişim tarihi: 20 Temmuz 2021). Lewontin’in altını çizdiği bir diğer noktaysa üçlü sarmalda genler önemli bir yer tutsa da bunun yanında organizma ve çevre dinamik bir şekilde canlıların evrimsel tarihini birlikte etkiliyordu. Organizmalar edilgen bir şekilde çevrelerinin boyunduruğu altında yaşamıyorlar ayrıca aktif bir şekilde çevrelerini oluşturuyorlar.7R. Lewontin, The Triple Helix. 2008. Basit bir örnek olarak çevresindeki besinleri tüketip metabolik artıklarını hücre dışına bakteriler düşünülebilir. Böylelikle bakterilerk var oldukları çevreyi bir nevi bozuyorlar ve kendi oluşturdukları bu yeni çevreye adapte olmaya çalışıyorlar.

Biyolojik belirlenmecilik sadece biyoloji alanında sınırlı kalmadı. Belki de biyoloji alanından çok sosyal boyutta büyük sorunlara neden oldu. İşte Lewontin, ‘Genlerimizden İbaret Değiliz’ kitabında E.O. Wilson’ın ve diğer biyolojik indirgemeci bilim insanlarının sosyal yapıya ilişkin iddialarına karşı Steven Rose ve Leon J. Kamin ile birlikte karşı çıkıyor. Bu kitapta, Goldberg ve diğer birçok bilim insanının toplumsal eşitsizliği aklayıcı önermelerine geniş bir perspektiften cevap veriyor. IQ testleri, kadın-erkek eşitsizliği, ruhsal bozukluklarin genlere indirgenmesi ve daha birçok konuyu içeren kitap bilim insanlarının kendi ideolojileri doğrultusunda gerçekliği nasıl çarpıttığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.8O. E. Kavlak, “Kadına Yönelik Şiddete ‘Bilimsel’ Kılıf: Biyolojik Determinizm | Dsosyal,” 2020. https://dsosyal.com/devrim/sayi-11/kadina-yonelik-siddete-bilimsel-kilif-biyolojik-determinizm/ (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021).9S. Rose, R. C. Lewontin, and L. J. Kamin, Not In Our Genes. Penguin Books, 1990.

Bilimsel Çalışmaları

Lewontin, asıl olarak felsefi alanda varlığını hissettiriyordu ama kendi bilimsel çalışmaları da önemli etkilere sahipti. 1966 yılında yayımladığı makalede meyve sineklerindeki genetik çeşitliliği hesaplamayı başardı. O dönemde henüz gen sekanslama teknolojilerinin gelişmediği ve DNA’ya dair bilgilerin de günümüze göre oldukça kısıtlı olduğu düşünülürse makalenin etkisi çığır açıcıydı.10R. C. Lewontin and J. L. Hubby, “A Molecular Approach to the Study of Genic Heterozygosity in Natural Populations. II. Amount of Variation and Degree of Heterozygosity in Natural Populations of Drosophila Pseudoobscura,” Genetics, Cilt: 54, Sayı: 2, s. 595, Ağustos 1966, Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021. [Çevrimiçi]. Kaynak: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1211186/.

Yine benzer bir çalışmayı insanlar üzerinde yapan Lewontin, insanlardaki genetik çeşitliliğin %85’inin aynı popülasyon içinde var olduğunu gösterdi. Lewontin’in sözleriyle: Doğu Afrika’da bulunan Kikuyu kabilesi hariç dünyadaki bütün insanlar yok olsa dahi insanlardaki genetik çeşitliliğin %85’i korunmuş olacaktır.9S. Rose, R. C. Lewontin, and L. J. Kamin, Not In Our Genes. Penguin Books, 1990. Böylelikle ırkçılığa karşı kanıtlara dayanan bilimsel bir gerçeklik daha ortaya çıkmış oldu. Lewontin ayrıca biyolojide ‘bağlantı dengesizliği (linkage disequlibrium)’ terimini literatüre kazandıran isimlerden biriydi.11M. Slatkin, “Linkage disequilibrium — understanding the evolutionary past and mapping the medical future,” Nat. Rev. Genet. 2008 96, Cilt: 9, Sayı: 6, s. 477–485, Haziran 2008, doi: 10.1038/nrg2361.

ABD’deki Çiftçilerin İşçileşmesi Raporu

ABD’de tarım sektörü, sermayenin dizginlenmemiş tahakkümü altındadır. Gen teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte yüksek verimli tohumlar şirketler tarafından çiftçilere pazarlanmaya başlanmış, tarımsal faaliyetler bu şekilde sermaye tarafından domine edilmişti. Lewontin yazdığı bir makalede çiftçilerin nasıl proleterleşip büyük şirketlerin tarafından sömürülür hale geldiğini gösterdi.12Several, “Science for the People Magazine Cilt: 14, Sayı: 1,” Sci. People, Cilt: 14, Sayı: 1, 1982.

Örneğin, şirketler tarafından üretilen genetiği değiştirilmiş mısır tohumları (genellikle bir nesil vermek üzere tasarlanmış) çiftçilere veriliyor. Yapılan anlaşma gereği tarladan elde edilen ekinin bir kısmı şirketler tarafından alınarak piyasaya sürülürken diğer kısım ise çiftçilere bırakılıyor. Bunun yanında, çiftçilerin hangi GDO’lu ürünü nerede ve ne kadar ekeceklerine dahi şirketler karar veriyor. Bu nedenle kendi toprağında kendi kaynakları ile ekim yapan çiftçiler ürünlerini eken birer üretici olmaktan ziyade şirketlerin çalışanları haline gelmeye başlıyorlar.12Several, “Science for the People Magazine Cilt: 14, Sayı: 1,” Sci. People, Cilt: 14, Sayı: 1, 1982.13Jablonka, E. Thinking about Evolution — Historical, Philosophical, and Political Perspectives. Heredity 87, 125–126 (2001). https://doi.org/10.1046/j.1365-2540.2001.0962b.x.

Bitirirken…

Lewontin bilimsel düşünce alanına önemli katkılarda bulunan çok yönlü bir bilim insanıydı. Burjuva ideologların asılsız iddialarını bilimsel kanıtlarla mahkum ettiği gibi toplumsal ve ekonomik sorunlara Marksist bir çerçeveden çözüm bulmaya çalıştı. Çağımızın önemli bilim insanları arasına girdi. Artık fiziken aramızda olamasa da yapıtları ve fikirleri birçok bilimcinin yolunu aydınlatmaya devam edecek.

Yazıyı Lewontin’in 2003 yılında vermiş olduğu bir röportajdan ‘Halk ne yapmalı?’ sorusuna verdiği cevapla bitirelim:

“Asıl mesele kimin güce sahip olduğudur… Eğer siz güçsüz taraftaysanız gücü tekrar örgütlenerek elinize alabilirsiniz. Bu yüzden örgütlenin, örgütlenin, örgütlenin!”14“Conversation with Richard Lewontin, s. 5,” https://web.archive.org/web/20040803125425/http://globetrotter.berkeley.edu/people3/Lewontin/lewontin-con5.html (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021).

Richard Lewontin’in (1929-2021) Hayatı

Richard Lewontin 1929 yılında New York’ta dünyaya geldi. 1951 yılında Harvard Üniversitesi’nde Biyoloji alanında lisans, bir yıl sonra da Matematiksel İstatistik alnında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Akademik çalışmalarını sürdüren Lewontin, Zooloji bölümünde yaptığı doktorasını 1954 yılında Columbia Üniversitesi’nde tamamladı. 1960’lı yıllarda politik birçok eyleme katılarak ırkçılığa, ekonomik eşitsizliğe ve Vietnam Savaşı’na karşı durdu.15M. R. Dietrich, “Richard C. Lewontin (1929–2021),” 13 Temmuz 2021, doi: https://doi.org/10.1038/d41586-021-01936-6. Bu nedenle 1968 yılında üyesi olduğu Amerikan Ulusal Bilim Akademisi’nden bu kurumdaki bilim insanlarının ABD hükümetiyle gizli ilişkileri olduğunu görünce 1971 yılında istifa etti.16R. Lewontin, “Why I Resigned from the National Academy of Sciences – Science for the People Archives.” https://archive.scienceforthepeople.org/vol-3/v3n4/resigned-national-academy-sciences/ (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021). Lewontin evrimsel biyoloji alanında önemli çalışmalarda bulunmuş Sovyet asıllı Theodosius Dobzhansky’in öğrencisiydi. Kariyeri boyunca birçok ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. Lewontin, eşi Mary Jane’in ölümünden üç gün sonra, 4 Temmuz 2021 tarihinde 92 yaşında hayata gözlerini yumdu.17“Richard C. Lewontin, Eminent Geneticist With a Sharp Pen, Dies at 92 – The New York Times.” https://www.nytimes.com/2021/07/07/science/richard-c-lewontin-dead.html (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021).

Lewontin’in yazar olarak bulunduğu bazı önemli kitapları:

İdeoloji Olarak Biyoloji

Genlerimizden İbaret Değiliz

Üçlü Sarmal

Diyalektik Biyolog

Notlar:

[1] G. Alagöz, “Üçlü Sarmal: Gen Organizma ve Çevre,” Yeni Yazılar, Sayı: 11, Şubat-Mart, 2016.

[2] P. Thompson, “Science in the Style Of Engels – The New York Times,” 1985. https://www.nytimes.com/1985/09/29/books/science-in-the-style-of-engels.html (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021).

[3] R. Levins ve R. Lewontin, The Dialectical Biologist. Harvard University Press, 1985.

[4] R. Dawkins, The Selfish Gene. New edition. Oxford ; New York : Oxford University Press, 1989.

[5] R. C. Lewontin, “The DNA Era.” https://members.tripod.com/diabetics_world/TheDNAEra.htm (Erişim tarihi: 20 Temmuz 2021).

[6] “(67) Gene, Organism and Environment with Richard Lewontin – YouTube.” https://www.youtube.com/watch?v=we4ZzjKxFHM (Erişim tarihi: 20 Temmuz 2021).

[7] R. Lewontin, The Triple Helix. 2008.

[8] O. E. Kavlak, “Kadına Yönelik Şiddete ‘Bilimsel’ Kılıf: Biyolojik Determinizm | Dsosyal,” 2020. https://dsosyal.com/devrim/sayi-11/kadina-yonelik-siddete-bilimsel-kilif-biyolojik-determinizm/ (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021).

[9] S. Rose, R. C. Lewontin, and L. J. Kamin, Not In Our Genes. Penguin Books, 1990.

[10] R. C. Lewontin and J. L. Hubby, “A Molecular Approach to the Study of Genic Heterozygosity in Natural Populations. II. Amount of Variation and Degree of Heterozygosity in Natural Populations of Drosophila Pseudoobscura,” Genetics, Cilt: 54, Sayı: 2, s. 595, Ağustos 1966, Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021. [Çevrimiçi]. Kaynak: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1211186/.

[11] M. Slatkin, “Linkage disequilibrium — understanding the evolutionary past and mapping the medical future,” Nat. Rev. Genet. 2008 96, Cilt: 9, Sayı: 6, s. 477–485, Haziran 2008, doi: 10.1038/nrg2361.

[12] Several, “Science for the People Magazine Cilt: 14, Sayı: 1,” Sci. People, Cilt: 14, Sayı: 1, 1982.

[13] Jablonka, E. Thinking about Evolution — Historical, Philosophical, and Political Perspectives. Heredity 87, 125–126 (2001). https://doi.org/10.1046/j.1365-2540.2001.0962b.x.

[14]“Conversation with Richard Lewontin, s. 5,” https://web.archive.org/web/20040803125425/http://globetrotter.berkeley.edu/people3/Lewontin/lewontin-con5.html (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021).

[15] M. R. Dietrich, “Richard C. Lewontin (1929–2021),” 13 Temmuz 2021, doi: https://doi.org/10.1038/d41586-021-01936-6.

[16] R. Lewontin, “Why I Resigned from the National Academy of Sciences – Science for the People Archives.” https://archive.scienceforthepeople.org/vol-3/v3n4/resigned-national-academy-sciences/ (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021).

[17]“Richard C. Lewontin, Eminent Geneticist With a Sharp Pen, Dies at 92 – The New York Times.” https://www.nytimes.com/2021/07/07/science/richard-c-lewontin-dead.html (Erişim tarihi: 19 Temmuz 2021).

Dövizle destek olmak için Patreon üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Türk Lirasıyla destek olmak için Kreosus üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Devrim dergisini dijital ya da basılı olarak edinmek, abone olmak için Shopier’daki mağazamıza göz atabilirsiniz.