Yazar

Onur Erk Kavlak

Browsing

Bazı yazıları yazmak gerçekten zor olabiliyor. Özellikle o yazı büyük bir düşünür veya bilim insanının ardından yazılıyorsa… Ne yazık ki bu yazı da bunlardan biri. Ünlü evrimsel biyolog Richard Lewontin geçtiğimiz haftalarda hayatını kaybetti. Bilim camiasından anma iletileri gelse de Lewontin’in vedası kamuoyunda çok fazla yer bulamadı. Bu nedenle yaşamı boyunca burjuva ideologların bilim dışı fikirlerine karşı çıkmış bu büyük bilim insanını hatırlamaya ve onun çalışmalarından ilerisi için dersler çıkarmaya ihtiyacımız var. Ben Lewontin’i Yeni…

Mutasyon kavramı özellikle yeni tip Koronavirüs’ün pandemiye dönüşmesinden sonra kamuoyunda tartışılmaya başlandı. Özellikle komplo teorilerinden nemalanan kimi çevreler ve medya kuruluşları bilgi kirliliğinin artmasında büyük bir rol oynuyor. Bu yüzden kamuoyu doğru, güvenilir, bilimsel bilgilerden her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor. Bu durumun önüne geçmek için güncel bilimsel bilgileri kavramak kilit bir noktaya oturuyor. Başlamadan Önce: Santral Dogma DNA (deoksiribonükleik asit) genetik bilginin aktarılmasını sağlayan en önemli moleküllerden biridir. Saçımızın şekli, göz rengimiz ve diğer…

Toplumsal eşitsizlikler ne diğer canlı türleri ne de hormonal farklılıklar örnek gösterilerek açıklanabilir. Bu noktada biyolojik deterministler, var olan toplumsal eşitsizlikleri biyolojik olguları çarpıtarak aklamaya çalışıyor. Son zamanlarda artan kadına yönelik şiddet, toplumun vicdan sahibi kesimlerini derinden yaralıyor. Ne yazık ki her cinayetten, şiddet eyleminden sonra suçluyu aklamaya çalışan, hatta onlara destek veren çeşitli açıklamaları sosyal medyada görmek mümkün. Fakat kimi çevreler (örneğin popüler bilim insanları) gerçekleşen şiddet eylemlerini kendilerince bilimsel olduklarını iddia ettikleri bir…

Akira Kurosawa’nın yönettiği 1965 yapımı Kızıl Sakal filminde gettoda bulunan bir hastanenin başhekimi, yetiştirmekte olduğu doktor adayına şunları söyler: “Önemli olan fakirlik ve cehaletle mücadele etmektir. Tıbbın acizliklerini azaltacak yol budur.” Bu dikkat çekici diyalog, bilimsel üretimin nasıl olması gerektiğine dair ipuçları içeriyor. Diğer bir deyişle toplumcu bilim anlayışı geliştirmek mi yoksa salt kar odaklı, körleşmiş bir bilim teknisyenliği mi? Temel sorun bu noktada kilitleniyor. Ne yazık ki bilimde toplumcu yaklaşımı ıskalayan bilim insanları toplumsal…

GDO dâhil her türlü teknik ilerleme düşünülürken salt iyi mi kötü mü tartışmasından ziyade dikkat edilmesi gereken temel nokta, toplumsal düzenin, yani mülkiyet ilişkilerinin niteliğidir. Genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO) hayatımıza girmesi birçok tartışmayı beraberinde getirdi. Özellikle asılsız bilgilerin kamuoyunda sıklıkla yer alması, toplumu bilimsel temelden uzak, yanlış görüşlere sürüklüyor. Bu doğrultuda toplumda karşılık bulan iki zıt tutumdan bahsedebiliriz. Bir kesim GDO’nun dünyadaki açlığı ve kıtlığı bitirecek bir ‘kurtarıcı’ olduğunu öne sürerken diğer kesim ise GDO’nun…