Dünya Sağlık Örgütü 11 Mart tarihinde yaptığı açıklama ile Yeni Koronavirüs salgınını Pandemi olarak ilan etti.1 https://www.who.int/dg/speeches/detail/who-director-general-s-opening-remarks-at-the-media-briefing-on-covid-19—11-march-2020 Pandemi ilanı, ülkelerin verdiği mücadelelerin yetersiz olduğunu ve farklı kıtalara yayılımın engellenemediğini göstermektedir. 22 Ocak’ta sadece 7 ülkede 555 olan vaka sayısı, 14 Mart itibariyle 149 ülke ve bölgede 154 bine yükselmiştir.2 https://www.worldometers.info/coronavirus/#countries  Önümüzdeki günlerde vaka sayısında hızlı bir artış beklenmektedir.

Virüsün yapısal özellikleri bir kenara, acaba kapitalizmin yapısal özellikleri Koronavirüs’ün yayılmasını kolaylaştırmakta mıdır?

Dünyanın farklı ülkelerinde aşı üretimi çalışmaları ve halk sağlığı uygulamalarına dair veriler, daha eşitlikçi sağlık sistemleri yürürlükte olsa daha az hasarla atlatabileceğimiz salgının  sağlıkta piyasalaşma yüzünden kontrolden çıktığını gösteriyor. “Corona” İspanyolcada taç anlamına geliyor. Yeni Koronavirüs salgınına ise tacını bizzat kapitalist sistemin dayattığı piyasacı sağlık taktı.

Bu yazıda aşı üretim çalışmaları, kapitalist ülkelerin sağlık sistemlerinin Pandemi ile mücadelede yaşadığı krizler ve ülkemizde alınması gereken tedbirleri tartışacağız.

Yeni Koronavirüs’e Yönelik Aşı Çalışmaları

Koronavirüs salgını, Aralık 2019’da Çin’de başlayıp Ocak 2020 itibariyle Çin dışına da yayıldı. O süreçte aşı çalışmalarını çoğunlukla enstitüler ve biyoteknoloji şirketleri yürütürken sadece bir ilaç şirketi çalışma başlattı. Bu şirketler kitlesel düzeyde aşı üretimi yapacak kapasiteye sahip değildi.3 https://tr.sputniknews.com/turkiye/202002101041364700-prof-dr-ceyhan-koronavirus-asisi-12-aydan-once-olmayacak-gibi-/  Bunların dışında Çin dahil birkaç ülkede doğrudan kamu tarafından finanse edilen çalışmalar başlatıldı. İlaç tekelleri aşı üretilene kadar salgının biteceği öngörüsüyle bu çalışmalara kaynak ayırmadılar.

Şubat ayında salgının ABD dahil onlarca ülkeye yayılması sonucunda salgının durdurulamadığı ve uzun süre daha devam edeceği ortaya çıktı. Bunun üzerine aşı piyasasındaki ticaretin %90’ını kontrol eden 4 şirketten biri olan Sanofi ile ABD Sağlık Bakanlığı Koronavirüs’e karşı aşı üretimi için işbirliği yapma kararı aldı. Sanofi, daha önce üzerinde çalıştığı SARS aşısı adayı üzerine çalışmalar yürüteceğini açıkladı.4 https://www.haberturk.com/sanofi-koronavirus-asisi-icin-abd-saglik-bakanligi-ile-calisacak-2589092 Şu anda birçok kamu kurumu ve şirket aşı çalışmaları yürütüyor olsa da etkin aşının 2020 yılı içerisinde üretilmesinin çok zor olduğu fikrinde ortaklaşılıyor.

Aşının ne zaman üretilebileceği tartışıladursun 5 Mart’ta CNBC sitesinde çıkan bir haber tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı.5 https://www.cnbc.com/2020/03/05/scientists-were-close-to-a-sars-coronavirus-vaccine-years-ago.html

Haberde, Teksas Çocuk Hastanesi’ndeki Aşı Geliştirme Merkezi’nin yöneticilerinden Dr. Peter Hotez, SARS ve MERS salgınları sonrasında Teksas Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden bilim insanlarıyla birlikte başlattıkları çalışmaları 2016’da bırakmak zorunda kaldıklarını ve çalışmayı kliniğe taşımak amacıyla yatırımcıları ikna edemediklerini söylüyor. Yale Halk Sağlığı Okulu’nda aşı geliştirme üzerine çalışan bir profesör olan Jason Schwartz, Ebola salgınında da benzer bir durumun yaşandığını ifade ediyor.

Kâr getirmez denilerek sonlandırılan çalışmalar devam etseydi şimdiye kadar belki etkin aşı üretilebilirdi. Etkili bir aşılama faaliyeti sonucunda Koronavirüs salgını, Çin dışına çıkmadan bitirilebilirdi. Kapitalist sistemde insanlığın geleceği, tek amacı kâr olan ilaç tekellerine emanet edilmektedir. En verimli sistem olduğu iddia edilen kapitalist sistemde, şirketler, aşı çalışmalarına milyonlarca lira harcayıp salgın bitince bu çalışmaları yarıda bırakmaktadırlar. Salgın ile daha net ortaya çıkmıştır ki kaotik piyasa düzeni, hem verimsizdir hem de bilimsel gelişmenin önünde engeldir. İlaç ve aşı üretiminde ilaç tekellerinin hegemonyası kırılmalıdır. İlaç ve aşılar, bizzat kamu tarafından üretilip topluma sunulmalıdır.

İlaç şirketlerinin bu yapısı tartışılırken Almanya Ekonomi Bakanı’nın yaptığı ‘’yeni koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle zor durumda olan stratejik önemdeki bazı şirketlerin kamulaştırılabileceği’’ açıklaması kapitalizmin yaşadığı krizi gözler önüne sermektedir.6 https://haber.sol.org.tr/dunya/almanya-ekonomi-bakani-bazi-sirketler-kamulastirilabilir-282562  Kapitalist devletler, kamulaştırma verimsizdir propagandası ile sağlık kuruluşlarını sermayeye peşkeş çekerken kriz döneminde zor durumda olan şirketleri kamulaştırma ile kurtarmaya çalışmaktadırlar.

ABD’de Ve İtalya’da Koronavirüs Pandemisi

Piyasacı sağlık hizmetinin verildiği ABD’de virüs tanı testleri ücretli yapılmaktadır ve test ücreti bölgelere göre değişmekle birlikte sağlık sigortası olmayanlar için 3 bin dolara varmaktadır.7 https://www.birgun.net/haber/abd-nin-kar-hirsi-bu-virusu-besler-291301

ABD Başkan aday adaylarından Bernie Sanders’ın ABD’de 87 Milyon insanın sağlık sigortasından yoksun olduğu ve herkese sağlık sigortasının yapılması gerektiği açıklamaları ABD’de sağlık sistemi tartışmalarını yeniden alevlendirdi. ABD’de 14 Mart itibariyle vaka sayısı 2499 olarak bildirilmiş2 https://www.worldometers.info/coronavirus/#countries  olmasına rağmen milyonlarca insanın testi yaptıramadığı gözönünde bulundurulursa vaka sayısının çok daha fazla olduğu tahmin edilmektedir. ABD’de Ohio Eyaleti Sağlık Bakanlığı Direktörü Dr. Amy Action, yaptığı açıklamada eyalette bulunan nüfusunun %1’inin yani yaklaşık 100 bin insanın enfekte olduğunu iddia etmektedir.8 https://tr.sputniknews.com/abd/202003131041586426-abdnin-ohio-eyaletinde-100-binden-fazla-insana-koronavirus-bulasmis-olabilir/ 

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) Direktörü Robert Redfield ise, ABD Kongresi’nde ‘grip nedeniyle öldüğü sanılan kişilerin Covid-19 testinden pozitif çıktığı’ açıklamasını yaptı. Böylece önceki testlerin güvenilir olmadığı ortaya çıkmaktadır. 9https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2020/03/13/abdde-salgin-bilmecesi-gripten-degil-koronadan-olduler/

Dünya’nın ‘süper gücü’ ABD, önlemlerin yetersizliği yanında kaç insanın hasta olduğunu ve Koronavirüs nedeniyle hayatını kaybettiğini bile tespit edememekte, sadece tahmin yürütmektedir.

ABD’de Koronavirüs salgınının yarattığı güvensizlik ortamıyla birlikte ABD piyasaları 1987 yılından bu yana en büyük düşüşlerini yaşadı. Merkez Bankası, piyasaya 1,5 Trilyon Dolar enjekte ederek krize müdahale etti.10 https://www.sozcu.com.tr/2020/ekonomi/piyasalarda-tarihi-kriz-5677140/  ABD’de insanların temel sağlık hizmetlerini alabilmeleri için harcanması gereken para şimdi şirketleri kurtarmak ve krizi hafifletmek için piyasaya sürülmektedir.

ABD’de hem ekonomik kriz hem de seçimlerin yaklaşması ve toplumda artan öfke Trump yönetimini sağlık politikalarını değiştirmeye zorlamaktadır. ABD Temsilciler Meclisi “ücretsiz Corona testi”, “ücretli hastalık izni”, “gıda yardımı” ve “işsizlik sigortası” gibi başlıkları tartışmaktadır ve ‘Ulusal Acil Durum’ ilan edilmiştir.11 https://www.amerikaninsesi.com/a/pelosi-ve-beyaz-saray-corona-yardim-paketi-uzerinde-anlasmaya-yakin-/5327585.html 12 https://www.amerikaninsesi.com/a/trump-corona-salginini-ulusal-acil-durum-ilan-etti/5328276.html

Sağlık sisteminin piyasacı yapısı ve ülkedeki toplumsal eşitsizliklerin çok fazla olması ABD toplumunu salgın karşısında kırılgan hale getirmektedir. ABD’nin pandemiden en çok etkilenen ülkelerden biri olacağını şimdiden tespit edebiliriz.

Koronavirüs salgını süresince sağlık sistemi krizi yaşayan bir diğer ülke ise İtalya’dır. İtalya’da ilk vaka Ocak ayı sonunda Çinli turist çiftte tespit edildi. İlk İtalyan vakanın Şubat ayı başında tespit edilmesinin ardından 21 Şubat’ta ilk ölüm gerçekleşti.13 https://www.milliyet.com.tr/dunya/italyada-korona-virus-nedeniyle-ilk-olum-6150401  

Bu süreçte İtalya’nın önlemleri eksik ve geç almış olduğuna dair tespitler yapıldı. İtalya’nın Çin ile direkt uçuşları iptal etmesine rağmen aktarmalı uçuşlara izin vermesi, salgının yol açabileceği durumlara dair toplumu yeterince bilgilendirememiş olması kayda değer durumlardır. Bunun yanında hem İtalya’nın bölgelere ayrılmış yönetim yapısından hem de son yıllarda uygulanan neoliberal politikalardan dolayı sağlık sistemi önemli oranda özelleştirilmiş ve bölgelerin merkezden bağımsız hareket ettiği bir sağlık sistemi ortaya çıkmıştır. Bölünmüş sağlık sisteminin koordinasyon sorunlarına yol açtığı aşikar. Kemer sıkma politikaları ile kamudan sağlık için aktarılan kaynakların azaltılması sonucu devlet hastaneleri yetersiz hale gelmiştir. Kamucu politikaların azaltıldığı, özel sermayenin ağırlığının olduğu sağlık sisteminin sorunları bu salgında gün yüzüne çıkmıştır. İtalya’da savaşa değil sağlığa yatırım yapılmasına yönelik talepler güçlenmektedir.14 https://www.evrensel.net/haber/398638/italyan-komunistlerinden-koronavirus-cagrisi-savasa-degil-sagliga-para

İlk günlerde özel hastanelerin yoğun bakım ünitelerini Koronavirüs vakalarına açmaması büyük tepkiye yol açtı. Atılan adımlar sonucu artık hastalar özel hastane yoğun bakımlarında da tedavi görmektedir.15 https://tr.euronews.com/2020/03/02/italya-koronaviruse-covid-19-karsi-teakkuzda-emekli-doktorlar-ise-geri-cagrildi

İtalya’da birçok cezaevinde salgın tedbirleri kapsamında ziyaretlerin kısıtlanması gibi sebeplerle isyanlar çıktı ve bu süreçte 3 kişi de hayatını kaybetti.16 https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-51801124

İtalya’da okulların, 79 ölüm gerçekleştikten sonra, 4 Mart’ta tatil edildiğini hatırlatmak gerekmektedir.17 https://www.sozcu.com.tr/2020/dunya/son-dakika-italyada-tum-okullara-corona-tatili-5660698/ Sciencemag’da çıkan bir yazıda okullarda vaka çıkmadan okulların tatil edilmesi gerektiği ifade edilmektedir.18 https://www.sciencemag.org/news/2020/03/does-closing-schools-slow-spread-novel-coronavirus?utm_campaign=NewsfromScience&utm_source=JHubbard&utm_medium=Twitter Virüsün hızlı yayılabildiğini gözönünde bulundurursak tedbirleri en baştan almak en doğru çözümdür. Ama tek başına yeterli değildir. Çünkü İtalya’da birçok aile bu tatil sürecinde evde kalmak yerine kayak yapmak ve gezmek amacıyla yolculuk yaptı. Hükümetlerin eksik veya geç önlem almaları sonucunda büyük sorunlar yaşanmaktadır ama İtalyan toplumunun bu tedbirlere uyum sağlayacak bilinçte olmadığı aşikar. Salgının yayılmasını engellemek için şu anda İtalya’nın birçok bölgesi karantinaya alınmıştır

Sağlık sisteminin kamucu olmayan yapısından kaynaklı sorunlara geçici çözümler önerilmekle birlikte pandemi bittikten sonra kalıcı çözüm tartışmalarının yapılması gerekmektedir. Sermayedarlar tarafından dayatılan, koruyucu hizmetler yerine tedavi edici hizmetlere önem veren, kâr odaklı sağlık sisteminden vazgeçilmelidir. Bunun gerçekleşebilmesinin işçi sınıfının mücadelesine bağlı olduğu aşikar.

Türkiye’nin Pandemi Tedbirleri

Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarına göre 16 Mart itibariyle ülkemizdeki vaka sayısı 6’dan 18’e çıkmıştır. 12 Mart’ta Güney Afrika’da yeni tanı alan 2 hastanın Türkiye’de yaşadıklarının ve aile ziyaretine gittiklerinin açıklanması, 6 Mart’ta Togo’da tespit edilen ilk vakanın Şubat sonu ve Mart başında Türkiye’yi ziyaret etmiş olması2 https://www.worldometers.info/coronavirus/#countries  , 12 Mart’ta Gana’da tespit edilen ilk iki vakadan birinin Türkiye’den Gana’ya gittiğinin açıklanması19 https://www.graphic.com.gh/news/general-news/ghana-confirms-2-cases-of-coronavirus.html ve umreden dönen son kafile karantinaya alındığı halde önceki kafilelerin gözlem altında tutulmuyor olmaları ülkemizdeki vaka sayılarının gerçekte daha fazla olduğunu düşündürtmektedir.  Türkiye’de yıllardan beri hükümetin hiçbir politikada şeffaf ve güvenilir davranmadığını gözönünde bulundurursak toplumun vaka sayılarında da hükümete güven duymaması normal karşılanmalıdır. Vaka sayısının az olmasının sebebi yapılan test sayısının az olması ile açıklanabilir. Şimdiye kadar yapılan testler son dönemde yurt dışı seyahati olan kişilere yapılmaktaydı ve bu testlerde sonuçların negatif olması sevindiricidir. Bir an önce semptomu olan herkese testler yapılmaya başlanmalıdır. Bu sayede gerçek vaka sayısına ulaşabiliriz. Bunun yanında tanıda kullanılan yerli kitin ne kadar güvenilir olduğu tartışma konusudur ve Bakanlık hala bu konuya dair net açıklama yapmamıştır ama KLİMİK derneğinin yerli kite dair ciddi bir şüphesi olmadığını iletmek gerekmektedir.20 https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2020/03/11/prof-dr-alpay-azap-virusun-ulkemize-gelmesi-kacinilmazdi-vatandaslar-uc-temel-seye-cok-dikkat-etmeli/

Dünya Sağlık Örgütü’nün Pandemi ilanından sonra ülkeler daha erken tedbir almaya başlamaktadır. Ülkemizde okulların tatil edilmesi doğru bir adımdır ama kararın hemen ardından milyonlarca öğrencinin memleketlerine gitmek için yolculuk etmeye başlaması virüsün yayılımını hızlandırabilir. Hükümetin bu seyahatleri engellemeye ve öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamaya dair aktif bir planı bulunmamaktadır. Bunun yanında tatil süresince ailelerin çeşitli sebeplerle yapacakları seyahatler ve gezilerin önlenmesi için evde kalmaya dair teşvik edici adımlar atılması gerekmektedir. Evde kalan çocukların bakımının yapılabilmesi için de ebeveynlerden en az birisinin evde bulunması için çalışma koşulları düzenlenmelidir.

Ülkemizde hapishane koşullarının çok kötü olması ve siyasi mahkumların fazlalığı hükümete hem mahkumlardan hem de toplumdan gelecek tepkilere hızlı, insani ve şeffaf yanıtlar üretmesi görevini vermektedir.

Pandemi süresince ölümlerin büyük çoğunluğu yaşlı nüfusta yaşanmaktadır. Bu nüfusun evden çıkmaması gerektiğini ifade etmek yeterli değildir ve yaşlıların her türlü toplumsal ihtiyacını karşılamaya yönelik adımlar bizzat devlet tarafından atılmalıdır. Örneğin yaşlıların temel gıda vs alışverişlerini yapmak için gönüllü ekipler kurulabilir. Yaşlılara bakım için hastaneler dışında hangi kurumları kullanabileceğimize dair planlamalar yapılmalıdır. Sadece yaşlılara değil ihtiyacı olan herkese gıda yardımı yapılmalıdır. Herkes bilmektedir ki beslenme yetersizliği bağışıklık sistemini olumsuz etkilemektedir. 

Sağlık malzemelerinin günümüzde kamu tarafından üretilmemesinin sonuçları toplumumuzu çok fazla etkilemektedir. Türkiye’de Koronavirüs vakası daha ortaya çıkmadan maske, dezenfektan, solunum cihazı vs tıbbi malzeme fiyatlarına fahiş zamlar yapıldı. Bunu yapan bütün şirketlere kapatma dahil ağır cezalar verilmeli ve gerektiği zaman kullanılmak üzere bu ürünler devlet tarafından stoklanmalıdır.

TÜİK verilerine göre Türkiye’de her 100 liralık sağlık harcamasının 41,8 lirasını en zengin beşte bir, 9,5 lirasını ise en yoksul beşte bir yapmaktadır. Ülkemizdeki 19 milyon ücretli çalışanın yaklaşık yarısı asgari ücret ve civarında gelire sahiptir. Ülkemizde her üç çalışandan birinin hiçbir sosyal sigortası bulunmamaktadır.21 https://www.birgun.net/haber/esitsizlik-virusu-yayginlasiyor-291431#.XmoY5MRYtnc.twitter Toplumsal eşitsizlikler hastalıkların yayılımını ve tedavi süreçlerini etkileyen en önemli faktörlerdir. Bu süreçte sigortasız veya GSS prim borcunu ödeyemeyen yoksul vatandaşlarımıza ücretsiz tanı testi ve sağlık hizmeti sağlanıp sağlanmayacağı tartışma konusudur. Eşit koşullarda ücretsiz sağlık hizmeti her vatandaşımızın hakkıdır ve bu salgınla birlikte her vatandaşımıza bu hak devlet tarafından tanınmalıdır.

Ülkemizde son yıllarda neoliberal politikalar ile sağlık alanında dönüşüm yaşanmaktadır ve sağlık sisteminin kamucu yapısı tahribata uğramaktadır. Özelleştirilemeyen hastaneler işletmeleştirilmiştir. Bunun son örneği ‘hasta garantisi’ verilen, devletin özel şirketlerden hizmet satın aldığı, ismine aykırı şekilde şehir dışına inşa edilen şehir hastaneleridir. Bu hastanelerin işlerliği ve sürdürülebilirliği başlı başına bir tartışma konusu olmakla birlikte şehir merkezlerindeki hastanelerin kapatılmış olması da olası bir salgında büyük problemler yaratacaktır. Şehir hastanesine ulaşamayan vatandaşımız ya özel hastanelere mahkum kalacak ki bu noktada İtalya’dakine benzer şekilde bu hastalar kabul edilmeyebilir ya da halihazırda kapasitesinin üzerinde hasta bakmak zorunda bırakılan üniversite hastanelerine akın edecektir. Her iki durumda da kaotik bir tablonun ortaya çıkma ihtimali vardır.

Hastalığa yakalananların büyük çoğunluğu hastalığı hafif geçirmekte ve bunların bir kısmı hekime muayene ihtiyacı bile duymamaktadır. Orta ve ağır semptomlar ise çok daha az kişide görülmekte ve bunların çoğunluğunu kronik hastalığı olan 60 yaş üstü hastalar oluşturmaktadır. Salgının diğer ülkelerdeki yayılımına bakıldığında ülkemizde de önümüzdeki 15 gün içinde vaka sayısında hızlı bir artış beklenmektedir. Olası bir salgında diğer bazı ülkelere benzer şekilde sağlık sisteminin piyasacı yapısından kaynaklanan kaotik durumlar oluşma ihtimali vardır, bu durum ciddiye alınmalıdır ama panik halinde yaklaşılmamalıdır. Bu noktada Sağlık Bakanlığı panik halini en aza indirecek önlemleri almak zorundadır. Bu önlemleri her yurttaşın ciddiye alması ve uygulaması gerekmektedir. Pandeminin ne zaman sona ereceği tam olarak bilinmemekle birlikte erken ve güçlü tedbirler alan ülkelerin başarı sağladığı bilinmektedir.

Dövizle destek olmak için Patreon üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Türk Lirasıyla destek olmak için Kreosus üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Devrim dergisini dijital ya da basılı olarak edinmek, abone olmak için Shopier’daki mağazamıza göz atabilirsiniz.

Notlar

[1] https://www.who.int/dg/speeches/detail/who-director-general-s-opening-remarks-at-the-media-briefing-on-covid-19—11-march-2020

[2] https://www.worldometers.info/coronavirus/#countries 

[3] https://tr.sputniknews.com/turkiye/202002101041364700-prof-dr-ceyhan-koronavirus-asisi-12-aydan-once-olmayacak-gibi-/     

[4] https://www.haberturk.com/sanofi-koronavirus-asisi-icin-abd-saglik-bakanligi-ile-calisacak-2589092

[5] https://www.cnbc.com/2020/03/05/scientists-were-close-to-a-sars-coronavirus-vaccine-years-ago.html

[6] https://haber.sol.org.tr/dunya/almanya-ekonomi-bakani-bazi-sirketler-kamulastirilabilir-282562    

[7] https://www.birgun.net/haber/abd-nin-kar-hirsi-bu-virusu-besler-291301  

[8] https://tr.sputniknews.com/abd/202003131041586426-abdnin-ohio-eyaletinde-100-binden-fazla-insana-koronavirus-bulasmis-olabilir/ 

[9] https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2020/03/13/abdde-salgin-bilmecesi-gripten-degil-koronadan-olduler/ 

[10] https://www.sozcu.com.tr/2020/ekonomi/piyasalarda-tarihi-kriz-5677140/ 

[11] https://www.amerikaninsesi.com/a/pelosi-ve-beyaz-saray-corona-yardim-paketi-uzerinde-anlasmaya-yakin-/5327585.html

[12] https://www.amerikaninsesi.com/a/trump-corona-salginini-ulusal-acil-durum-ilan-etti/5328276.html

[13] https://www.milliyet.com.tr/dunya/italyada-korona-virus-nedeniyle-ilk-olum-6150401

[14] https://www.evrensel.net/haber/398638/italyan-komunistlerinden-koronavirus-cagrisi-savasa-degil-sagliga-para

[15] https://tr.euronews.com/2020/03/02/italya-koronaviruse-covid-19-karsi-teakkuzda-emekli-doktorlar-ise-geri-cagrildi

[16] https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-51801124

[17] https://www.sozcu.com.tr/2020/dunya/son-dakika-italyada-tum-okullara-corona-tatili-5660698/

[18] https://www.sciencemag.org/news/2020/03/does-closing-schools-slow-spread-novel-coronavirus?utm_campaign=NewsfromScience&utm_source=JHubbard&utm_medium=Twitter

[19] https://www.graphic.com.gh/news/general-news/ghana-confirms-2-cases-of-coronavirus.html

[20] https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2020/03/11/prof-dr-alpay-azap-virusun-ulkemize-gelmesi-kacinilmazdi-vatandaslar-uc-temel-seye-cok-dikkat-etmeli/

[21] https://www.birgun.net/haber/esitsizlik-virusu-yayginlasiyor-291431#.XmoY5MRYtnc.twitter