Salgın sonrasında, eğitimin uzaktan gerçekleştirileceğinin ilanının üzerinden 9 aydan fazla zaman geçti. İktidarın salgın sürecinde halkın geniş kesimlerinin ihtiyaçlarını bir öncelik olarak görmemesini ve salgınla mücadele alanındaki başarısızlığını epeydir konuşuyoruz. Bununla birlikte, salgın öncesi dönemde var olan eğitimdeki fırsat eşitsizliği, geçen her gün daha da belirginleşiyor. Kimi öğrenciler aksaklıklara rağmen eğitimlerini sürdürebiliyorken, kimi öğrenciler ise zaten yolun başında eğitimden mahrum bırakılmıştı. “Eğitimini sürdürebilme imkânına” sahip öğrenciler arasında da eğitime erişimin niteliği, ailelerinin içinde bulunduğu toplumsal sınıfa göre önemli farklara sahip.

Tahmin edileceği gibi bu süreçte işçi sınıfı ailelerin çocuklarının çoğunun payına düşen, eğitime erişememek veya eğitimi en niteliksiz haliyle sürdürmek oldu. Oysa kamuoyunun FATİH Projesi diye bildiği projeyle Türkiye eğitimde bilgi işlem teknolojisi kullanımına resmiyette 11 yıl, fiiliyatta 9 yıl önce başlamıştı. 9 yıldır süregelen altyapı/donanım yatırımları ve edinilen tecrübeler hesaba katıldığında, birçok ülkeye kıyasla salgın döneminde eğitimde yaşanan aksaklıkların asgari düzeyde olması beklenirdi. Fakat geçen zamanda görüldüğü gibi, bunca yatırıma rağmen eğitimde öğrenciler arasındaki eşitsizliğin asgari düzeyde tutulması bir yana, var olan eşitsizliğin uçuruma dönmesi dahi engellenemedi.

Projenin detaylarını aktarmadan önce, 31 Aralık 2020 tarihinde Dsosyal üzerinden yayımlanan “Verilerle Pandemi Döneminde Eğitim” başlıklı yazıdaki birkaç veriyi hatırlatmak iyi olacaktır.1Verilerle Pandemi Döneminde Eğitim. (2020, 31 Aralık). Dsosyal. 28 Ocak 2021tarhinde, https://dsosyal.com/kisa-yazi/verilerle-pandemi-doneminde-egitim/ üzerinden erişildi.

Pandemi döneminde eğitim: Altyapı sorunları ve artan eşitsizlikler

Makalede belirtildiği üzere, öğrencilerin %60’ı, FATİH Projesi’nin bir bileşeni olan Eğitim Bilişim Ağı (EBA) uygulamasına hiç girmemiş ve öğrencilerin sadece %5’i, EBA’yı düzenli olarak kullanmış. Bu verileri doğrulayan daha güncel Eğitim-Sen raporuna göreyse birçok okulda EBA üzerinden derslere canlı katılım %20 düzeyini geçmemiş. Dahası, derslere katılan öğrencilerin %70’ten fazlası pasif katılım göstermiş, ders boyunca kamera ve mikrofonlarını kapalı tutmuş.2Salgın Günlerinde Uzaktan Eğitim Çalıştayı Sonuç Raporu. (2020). 28 Ocak 2021 tarihinde, https://egitimsen.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/sonuç-raporu.pdf üzerinden erişildi.

Teknik altyapı yetersizliği tabii ki bu süreçte yaşanan eşitsizliği ve düşük katılımı açıklamak için tek olmasa da en önemli etken. Türkiye İstatistik Kurumu’nun “Hanelerde bilişim teknolojileri bulunma oranı” adlı çalışmasının 2020 yılı verilerine göre, evlerde masaüstü bilgisayar bulunma oranı %16,7, taşınabilir bilgisayar bulunma oranı %36,4, tablet bilgisayar bulunma oranı %22 ve cep telefonu bulunma oranı %99,4.3Türkiye İstatistik Kurumu. (2020, 25 Ağustos). Hanelerde Bilişim Teknolojileri Bulunma Oranı. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://data.tuik.gov.tr/Kategori/GetKategori?p=bilgi-teknolojileri-ve-bilgi-toplumu-102&dil=1 üzerinden erişildi. Bazı evlerde birden fazla teknolojik aletin bir arada bulunduğu düşünülürse, hanelerin yarıya yakınının telefon dışında bilişim teknolojisine sahip olmadığını varsayabiliriz. Bu verinin bize gösterdiğiyse, öğrencilerin ezici çoğunluğunun eğitime cep telefonu veya televizyon üzerinden eriştiğidir. Ne yazık ki cep telefonunun neredeyse her evde olması, her çocuğun eğitime erişeceği anlamına da gelmiyor. Evde bulunan telefon sayısının da çocuk sayısına eş olması, daha da önemlisi telefonun çocuğa bırakılması ve ebeveynleri tarafından kullanılmaması gerekiyor. Aynı durum televizyon için de geçerli.

Bir diğer altyapı sorunu da internet ve özellikle internetin yavaşlığı. Yine TÜİK’in 2020 yılı Ağustos ayı verisine göre, son üç ay içinde 16-24 yaş aralığında internet kullananların oranı %91,8.3Türkiye İstatistik Kurumu. (2020, 25 Ağustos). Hanelerde Bilişim Teknolojileri Bulunma Oranı. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://data.tuik.gov.tr/Kategori/GetKategori?p=bilgi-teknolojileri-ve-bilgi-toplumu-102&dil=1 üzerinden erişildi. İnternetin herkesçe erişilebilir olmaması bir yana, Türkiye internet hızı ortalamasında 176 ülke arasından 102. sırada.1Verilerle Pandemi Döneminde Eğitim. (2020, 31 Aralık). Dsosyal. 28 Ocak 2021tarhinde, https://dsosyal.com/kisa-yazi/verilerle-pandemi-doneminde-egitim/ üzerinden erişildi. Bir başka ifadeyle, dersleri bağlantı hatası yaşamadan takip etmek imkânsız.

Bu verilere bakıldığında, eğitimde yaşanan aksaklığı ve eğitime erişimdeki eşitsizliği salgına yüklemek, en kibar tabiriyle, safdillik olacaktır. Tabii ki salgın olağanüstü bir durumdur ve önceden kestirilemeyecek yeni sıkıntılar ortaya çıkarabilir. Ama tam olarak bu ve benzeri durumlar için hazırlanmış bir projeye 9 yıldır aralıksız yatırımlar yapan bir ülke için, salgın bu boyutta olağanüstü bir durum olmamalıydı.

FATİH Projesi: Maksimum ödenek, minimum çıktı

“Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi” (FATİH) Projesi, kâğıt üzerinde eğitimde bilgi işlem teknolojilerinin etkin ve yaygın kullanılmasını hedefleyen bir projeler toplamı. Yine kâğıt üzerinde eğitimde basit düzeyde teknoloji kullanımını amaçlayan değil, eğitimin yapılış şeklini temelden değiştirmesi beklenen bir projeydi. Projeydi diyorum ama proje bittiğinden değil, sadece bu hedefleri gerçekleştirememiş olduğundan.

Belirtildiği gibi bu kapsamlı proje, dört ana bileşenli bir projeler bütünü. Bu projelerden ilki ve MEB performans raporlarına4MEB’in faaliyet raporlarına, performans programlarına ve bütçe sunuşlarına, http://sgb.meb.gov.tr/www/dokumanlar/icerik/30 üzerinden erişebilirsiniz. göre proje bütçesinde en yüksek orana sahip olan, öğrencilere tablet dağıtılması ve sınıflara etkileşimli tahta kurulması. İkincisi, okullarda internet alt yapısının kurulması ve okullardan MEB içeriğine erişim sağlanması. Üçüncü proje, öğretmenlerin bilişim teknolojilerini verimli kullanmasını sağlayacak uzaktan ve yüz yüze eğitimler. Projenin son bileşeniyse içerisinde ders kitapları ve etkileşimli içeriklerin olacağı EBA platformu.

Eğitim Reformu Girişimi (ERG)’nin 2014 tarihli raporuna göre, projenin amacı, Bilgi Toplumu Stratejisi (2006-2010)’nde belirtilen, sürdürülebilir ekonomik büyümenin ana dayanağının bilgi işlem teknolojilerinin geniş kapsamlı kullanılması olduğu vurgusunda yatıyor.5Pouezevara, S., Dinçer, A. J., Kipp, S., & Sarıışık, Y. (2014, 10 Nisan). Fatih Projesi Eğitimde Dönüşüm İçin Bir Fırsat Olabilir Mi? 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/fatih-projesi-egitimde-donusum-icin-bir-firsat-olabilir-mi/ üzerinden erişildi. Yine de proje, 22 Kasım 2010 tarihinde Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Ulaştırma, Denizcilik ve Altyapı Bakanlığı arasında uzlaşılan protokolün bir törenle imzalanmasıyla resmiyete döküldü. 2011 yatırım programına6Yıllara göre Kamu Yatırım Programlarına, https://www.sbb.gov.tr/kamu-yatirim-programlari/ üzerinden erişebilirsiniz. göre, proje başlangıç ve bitiş tarihi 2011-2014; projenin toplam yatırım tutarı 500 milyon Türk Lirası olarak öngörüldü. 2011 yılı için yatırım tutarının 6 milyonu MEB bütçesinden karşılanırken, 40 milyonu MEB döner sermaye gelirlerinden ve imzalanan protokol gereği 450 milyonu Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı “Evrensel Hizmet Fonu”ndan karşılandı. Dipnota “proje maliyeti … gerekli görülmesi halinde revize edilecektir” yazıldı. Ve hemen hemen her yıl hem proje maliyeti artırıldı hem de projenin bitiş tarihi ötelendi.

23 Kasım 2011’de gerçekleştirilen 84 bin 921 adet etkileşimli tahta, 3.657 adet yazıcı ve kamera alımını kapsayan ihaleden önce, ihaleyi kazanan Vestel Dijital Üretim A.Ş.’nin 1 Eylül 2011’de şartnamede tanımlanan etkileşimli tahtanın patentini aldığı ortaya çıkmasına rağmen, ihaleye yapılan itiraz reddedildi ve ihale tamamlanmış oldu.7MEB ‘patentler benim’ dedi ama ilk sahibi Vestel çıktı. (2011, 25 Aralık). Cumhuriyet. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/meb-patentler-benim-dedi-ama-ilk-sahibi-vestel-cikti-307984 üzerinden erişildi. 2011 yılında diğer bileşenlerde ihalelerin tamamlanmasından sonra, 6 Şubat 2012 yılında 17 ilde 52 okulda pilot uygulamaya başlandı.8Pilot uygulama kapsamında, General Mobile markalı tablet ve Vestel markalı etkileşimli tahtanın ulaştığı okulda lise birinci sınıf öğrencisiydim. Kendi tecrübelerim ve okulda gördüğüm kadarıyla olanları da aktarmak isterim. Tabletleri ilk gün elimize alıp inceledik fakat kullanışlı herhangi bir içerik yoktu. Sınıfça bir hafta kadar kullanma çabamızdan sonra, bir daha mezun olana kadar tabletleri kullanmadık. Etkileşimli tahtalarsa daha çok sayısal derslerde, öğretmenler tarafından, dışarıdan temin edilen içerikler üzerinden soru çözümleri için kullanıldı. Fatih Projesi, ilk ödeneğin ayrıldığı 2011 yılından 2020 yılına kadar kamu Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) yatırımları9Yıllara göre Kamu BİT Yatırım Raporlarına, http://www.bilgitoplumu.gov.tr/yayinlar/ üzerinden erişebilirsiniz. arasında en fazla ödeneğe sahip proje oldu.

2013 yılında, ihale süreçlerine devam edildi. Bir yandan büyük ihalelerden biri olan 10 milyon 600 bin tablet bilgisayar alımı ihalesi MEB’e bağlı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) tarafından başlatılmış, diğer taraftan Ulaştırma Bakanlığı’nın yürüttüğü 347 bin 367 etkileşimli tahta alımı ihalesine en düşük teklifi yine Vestel Dijital A.Ş. vermişti. FATİH Projesine bağlı ihalelerin parça parça yapılması ve her bileşen için ayrı ihale yürütülmesi sonucunda, 2013 yılında belirlenen etkileşimli tahta kurulumu hedefleri tutturulamadı. Bununla birlikte, 2013 yılı içinde 1 milyon 250 bin tablet dağıtımı hedeflenirken, yalnızca Vestel Dijital A.Ş.’den alınan 48 bin 900 tablet dağıtıldı ve pilot uygulama genişletildi.

Tutmayan hedefler

Müthiş sayıda tablet ihalesinin devam etmesi sonucunda, YEĞİTEK “acil olarak” alınmak ve gelecek yıl dağıtılmak üzere 675 bin tablet için Telpa Telekom A.Ş. ile 2013 senesinde anlaştı. 2014 yılı, projenin tamamlanacağı yıldı. Fakat proje 2015 yılında bitirilmek üzere bir yıl daha uzatıldı. 2014 yılında Vestel’den alınan etkileşimli tahtalar ve OYAK Teknoloji A.Ş.’den alınan çok fonksiyonlu yazıcıların kurulumu gerçekleştirildi. Bir taraftan da önceki yıl alınan 675 bin tablet, törenlerle öğrencilere ve öğretmenlere dağıtılıyor ve proje resmi olarak pilot uygulamadan çıkıp hayata geçiyordu. Yine de 2014 yılı için 1 milyon 300 bin tablet dağıtım hedefine ulaşılmamıştı. “Asrın” projesi devam ederken aynı yıl, Türkiye OECD ülkeleri arasındaki eğitim sıralamalarında kötü sonuçlar alıyor ve eğitim sistemi üzerine tartışmalar sürüyordu.

2015 yılında bitmesi planlanan proje, 2015 yılında da bitmedi ve bitiş tarihi 2016 yılına ertelendi. Bu yıl aynı zamanda proje mevzuatının da biteceği yıldı. Buna rağmen tablet dağıtım törenleri yapılıyor ve yıl içinde Telpa Telekom A.Ş.’de alımı yapılan 700 bin tablet öğrencilere dağıtılmaya devam ediyordu. Oysa, projenin iddia edilenleri gerçekleştiremediği fark ediliyor ve kullanılmayan tabletler öğrenciler tarafından satışa çıkarılıyordu.10Öğrenciler, MEB’in dağıttığı tabletleri internetten satışa çıkardı! (2015, 31 Aralık). T24. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://t24.com.tr/haber/ogrenciler-mebin-dagittigi-tabletleri-internetten-satisa-cikardi,322465 üzerinden erişildi. 10 milyon 600 bin adet tablet alımı ihalesi ise hâlâ devam ediyordu. Yıl sonuna doğru, MEB ilk defa 2012’de projeyle birlikte duyurduğu EBA’yı tekrar düzenleyip tanıtımını yaptı. Sadece 2015 yılı içerisinde EBA’ya 9 binden fazla e-içerik üretilmişti.

2016 yılına gelindiğinde projenin bitiş tarihi yeniden ötelenerek 2018 olarak belirlendi. 10 milyonun üzerinde tablet alımı ihalesi sürerken, alımı tamamlanmış ve kurulumu kalmış etkileşimli tahtalar ile çok fonksiyonlu yazıcıların kurulumu tamamlandı. Bu arada eğitim bakanı değişti ve 9 Aralık 2016 tarihinde yürürlüğe giren 6764 sayılı kanunla, FATİH projesi “ceza ve ihalelerden yasaklama hükümleri hariç” Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkartıldı ve hizmet alım modeline geçilmiş oldu. Yine aynı kanunla, proje kapsamında yapılacak alım, yapım onarım ve işletme işlerinde “üst yöneticinin onayıyla 15 yıla kadar gelecek yıllara yaygın yüklemelere girişilebilir” maddesi eklendi. Mevzuatın yıl sonunda çıkması, Faz 3 için ihale yapılmaması ve 10 milyon tablet ihalesinin asil ve yedek komisyon üyelerinin tamamına yakınının kurumdan ayrılması neticesinde proje tıkanmış görünüyordu.

Sessizlik dönemi

Her ne kadar 2017 yılında internet altyapı çalışmalarına devam edilse de yeni ihalelerin yapılmaması ve projenin sürdürülmesi için gereken hukuki değişikliklerin beklenmesi nedeniyle ciddi bir ilerleme olmadı. Son iki yılda projeye dair yapılan akademik çalışmaların projenin ilerleyişini nasıl etkilediğini kestirmek de güç değil: İçerik yetersiz, tabletler kullanılmıyor! Dönemin YEĞİTEK Genel Müdürü ise, projenin Edirne’deki ve Kars’taki öğrencilerin aynı şartlarda eğitim almasına sağladığı katkı hakkında gazetelere röportaj veriyordu.11Fatih Projesi eğitimde fırsat eşitliği getirdi. (2017, 5 Ocak). Hürriyet. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.hurriyet.com.tr/egitim/fatih-projesi-egitimde-firsat-esitligi-getirdi-40327182 üzerinden erişildi.

2018 yılının başında, Ozan Çepni’nin haberine göre, gelinen noktada tablet dağıtım oranı %19’da kalmışken, etkileşimli tahta oranında yüzde %71’e ulaşıldı. İnternet altyapısı da %66 oranında tamamlanabildi.12Çepni, O. (2018, 5 Şubat). Tablet yok… Fatih Projesi de çöktü. Cumhuriyet. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/tablet-yok-fatih-projesi-de-coktu-920594 üzerinden erişildi. Hemen hemen aynı tarihlerdeyse öğrencilere tablet bilgisayar yerine dizüstü bilgisayar verilmesi haberleri dolaşıyordu.13Bakan İsmet Yılmaz: Bu yıl 25 bin öğretmen alacağız. (2018, 20 Ocak). NTV. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.ntv.com.tr/egitim/bakan-ismet-yilmaz-bu-yil-25-bin-ogretmen-alacagiz,Sm2ynKvZBE-H9GrK039z2g üzerinden erişildi. Bu arada 2017’den itibaren öngörülen bütçe ödeneğinde ciddi bir artış yaşanmadı ve MEB’in projeye ayırdığı yatırım tutarında ciddi bir düşüş yaşandı.

Peki, bütün bu işlemeyen proje için alınan donanımlara ne kadar para harcandı? Soru önergelerine göre14Projeye ilişkin son dönem yazılı soru önergelerine, https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/yazili_sozlu_soru_sd.sorgu_yonlendirme üzerinden erişebilirsiniz. Geçmiş dönem yazılı soru önergelerine de https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/yazili_soru_gd.sorgu_yonlendirme üzerinden erişebilirsiniz., 2012 ve 2014 yıllarında Ulaştırma Bakanlığınca ihale edilen ve Türkiye genelinde toplam 19 bin 762 okulda, kurulumları 2016 yılında tamamlanan proje kapsamındaki 432 bin 288 adet etkileşimli tahta için 1 milyar 580 milyon 399 bin 140 Türk Lirası (KDV dahil) ödeme yapıldı. Bunula birlikte, 2015 yılında dağıtımı tamamlanan 1 milyon 437 bin 800 adet tablet bilgisayar için 823 milyon 553 bin 855 lira ödeme yapıldı. Fakat, projenin diğer bileşenlerine dair ise resmi ve tam bir tutar yok.

Her şeye rağmen, projenin devamı için ısrar sürmeye devam etti. 9 Temmuz 2018 tarihinde ülkede siyasi rejim değişti ve başkanlık sistemi getirildi. 10 Temmuz’da, Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanı olarak atandı. 2018 ve 2019 yılları faaliyet raporlarına bakıldığında, projenin içerik kısmına (EBA’ya) ağırlık ve önem verildiği görülürken, donanıma dair kayda değer bir bilgiye yer verilmiyor. 2018 yılının sonlarına gelindiğinde bakanın “tabletin öncelikli olduğunu düşünmüyorum”15Bakan Selçuk: Fatih Projesi’ne 3,4 milyar lira harcandı. (2018, 8 Kasım). NTV. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.ntv.com.tr/egitim/bakan-selcuk-fatih-projesine-3-4-milyar-lira-harcandi,OMa5kyapwUu2EjzSvxYs0A üzerinden erişildi. açıklaması da faaliyet raporlarının içeriğiyle ve tabletlerin kullanışsız olduğu eleştirileriyle örtüşür nitelikte. Birkaç yıldır tören üstüne törenlerle dağıtılan tabletlerle gündem olan proje, “Aman sus, kimse duymasın” denilerek sessizlik içinde unutturulmaya çalışılıyor sanki. Fakat proje boyunca kaç milyon TL harcandığı, harcanan tutarın yüzde kaçının projenin hangi bileşenine gittiğiyse tartışılmaya devam ediliyor. 2019 Yılı Yatırım Programı’na göre, projeye 2018 yılına kadar toplam 3,4 milyar TL harcanması öngörülmüştü. Bakanın açıklamasına göre, bu tutarın %22’si tabletlere, %48’i etkileşimli tahtalara ve %30’u da internet altyapısına harcandı.16Bakan Selçuk: Fatih Projesi’ne 3,4 milyar lira harcandı. (2018, 8 Kasım). NTV. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.ntv.com.tr/egitim/bakan-selcuk-fatih-projesine-3-4-milyar-lira-harcandi,OMa5kyapwUu2EjzSvxYs0A üzerinden erişildi. 2020 yılı yatırım programına göre, proje için 2012 yılından itibaren öngörülen toplam harcama tutarı ise 3,6 milyar TL.

2019 yılı faaliyet raporu bakanlığın sitesinde bulunmadığı ve 2020 yılı faaliyet raporu henüz yayımlanmadığı için bu 2 yıl içinde projeye dair ne yapıldığı bilinmiyor. Ama milletvekillerinin verdikleri soru önergeleri incelendiğinde, bakanlık yeni mevzuatın verdiği yetkiyle toplam 34 bin 703 adet etkileşimli tahta daha aldı. Alınan bu tahtalar için ise 226 milyon 863 bin 155 lira 60 kuruş tutarında ödeme yapıldı. 2020 yılı kasım ayında verilen soru önergesine göre, proje kapsamında bu tarihe kadar, KDV hariç 1 milyar 919 milyon 157 bin 411 lira 25 kuruş ödeme yapıldı. Fakat, harcama kalemine ilişkin yine bir detay yok.

Proje bitirildi mi?

Peki, 10 yılda proje kapsamında neler yapıldı? Verilen soru önergelerine göre, 2010-2020 yılları arasında, proje kapsamında toplam 71 ihale ve 126 adet doğrudan temin yapıldı. Aralık 2020 tarihine gelindiğindiyse, proje kapsamında toplam 1 milyon 437 bin 800 adet tablet bilgisayar dağıtımı yapıldı. Bu tutarın 300 bin adedi öğretmenlere kalanı ise öğrencilere dağıtıldı. Yine proje kapsamında toplam 448 bin 951 adet etkileşimli tahta kuruldu. 15 bin 103 okulda internet altyapısı kurulumu tamamlandı. 13 bin 800 okula projeye özel VPN hizmeti sağlandı. Kablolu internet altyapısının döşenmesi mümkün olamayan, 2 bin 72 okula mobil şebeke üzerinden ve bin 206 okula uydu üzerinden internet sağlandı.

Bütün bunlara rağmen, proje tamamlanamadı. Soru önergelerine göre, projesinin 2020 yılı sonu itibarıyla gerçekleşme oranı %68,7 olacak. Bileşenlere ilişkinse, proje kapsamındaki okulların yalnızca %34’üne ağ altyapı kurulumu gerçekleştirildi. Verilere göre, proje kapsamındaki 47 bin 300 okulun, yalnızca 20 bin 703’üne etkileşimli tahta kurulumu gerçekleşmiş, bu da projenin etkileşimli tahta ayağının %43,76 oranında gerçekleştiğini gösteriyor.

Her ne kadar CHP’nin projeye ilişkin raporunda17Adıgüzel, O. (2020) Milli Eğitim Sisteminde Teknoloji Entegrasyonu: 2020’ye Nasıl Girdik? 28 Ocak 2021 tarihinde, https://chp.azureedge.net/4928130f07ae41bf96f9b896f8e22f37.pdf üzerinden erişildi. 2020 bütçe görüşmelerinde, 2021 ve 2022 yılları tahmini bütçelerinde FATİH projesine kaynak ayrılmadığı belirtilse ve projenin sonlandırıldığı ima edilse de proje bitirilmiş değil. Projeye kaynak ayrılmamasının sebebi, projeye 2020 yılına kadar yapılan yatırımın, öngörülen proje tutarına yaklaşmış olması olabilir. Ayrıca soru önergelerinden anlaşıldığı kadarıyla da bakanlık proje kapsamındaki okullarda etkileşimli tahta ve internet altyapı kurulumlarını 2023 yılında tamamlamayı amaçlıyor. Bu doğrultuda, bakanlık 2023 yılına kadar 189 bin adet daha etkileşimli tahta alımı yapmayı öngörüyor. Bakanın 2020 yılı bütçe sunuşunda ise 2021 yılında 23.000 tahta ihalesine çıkılacağı yazıyor. Anlaşılacağı üzere proje bitirilmiş değil.

FATİH Projesi ve Eğitim Bilişim Ağı (EBA)

Salgın döneminde uzaktan eğitime geçilene kadar projenin en tartışılan kısımları tabletler ve tahtalar olmuştu. Oysa donanım üzerinden kullanılacak içerik konusunda gündeme pek bir şey yansımıyordu. Aslında EBA, projenin en önemli bileşeni. Çünkü projenin iddiası olan öğrenciye özel öğrenimi ve eğitimdeki etkileşimi artırmayı sağlayacak olan araç.

Yukarıda belirtildiği gibi EBA 8 yıllık bir geçmişe sahip. Bu yıllar içinde geliştirilmeye devam edildi ve sadece 2015 yılında 9 binin üzerinde içerik yüklendi. 2017 yılında 1600 ve 2018 yılında 1922 ders destek materyali eklendi. Bakanın, plan bütçe komisyonunda 2021 yılı bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmaya göre, salgın döneminde EBA, öğretmenler ve öğrenciler tarafından %97,4 oranında aktif olarak kullanılmış. “Yani yaklaşık 13 milyon civarında öğrenci”.18Sözü geçen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağına https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/komisyon_tutanaklari.goruntule?pTutanakId=2590 üzerinden erişebilirsiniz. MEB’in yayımladığı bültene göre, 23 Mart 2020 – 8 Ocak 2021 tarihleri arasında EBA’ya giriş yapan aktif öğrenci sayısı daha net: 13 milyon 715 bin 520 öğrenci. Buna karşılık, aynı bültende, canlı derslere katılan öğrenci sayısı, öğrenci başına harcanan ortalama süre veya sitede geçirilen ortalama süreleri gösterir veri yok. Olabildiğince toplama yapılmış ve çok büyük sayılar elde edilmiş. Fakat gerçekten “aktif kullanım” hakkında fikir verecek sayılar paylaşılmamış. Eğitim alanındaki kurumların raporlarındaysa durum bu kadar parlak değil.

Eğitim-Sen’in raporuna göre, canlı derslere katılım %20’yi geçmemiş. Katılan öğrencilerin %70’i de pasif katılım göstermiş. Türkiye Eğitim Gönülleri Vakfı’nın kendi bünyesindeki öğrencilerle yaptığı ankete göre, EBA’yı çevrimiçi portal üzerinden asenkron eğitim için kullananların oranı yüzde 47, canlı derse katılım oranı yüzde 11. Ek olarak, öğrenciler EBA’yı yüzde 83 oranında televizyon üzerinden takip etmiş.19Covid 19 Dönemi TEGV Çocukları Uzaktan Eğitim Durum Değerlendirme Raporu. (2020, Mayıs). 28 Ocak 2021 tarihinde, https://tegv.org/dosyalar/covid-19-donemi-uzaktan-egitim-durum-degerlendirme-raporu.pdf üzerinden erişildi. Bir başka örnek ise ERG girişimin raporunda coğrafi fırsat eşitsizliğinin vurgulanması için yer alan Mardin ili örneği. Rapora göre Mardin genelinde EBA, öğretmenlerin yüzde 80’i ve öğrencilerin sadece %22,2’si tarafından aktif kullanılmış.20Diker Coşkun, Y. (2020). Eğitim izleme raporu 2020: Eğitimin içeriği. Eğitim Reformu Girişimi. https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2020-egitimin-icerigi/

Eğitim alanındaki kurumların raporlarına rağmen bakanlık verilerini doğru kabul edelim ve 13 milyon öğrencilerin eğitime en etkin şekilde katıldığını varsayalım. Ne ki eğitimde fırsat eşitliğinden söz etmek mümkün değil. Yazının başında hatırlatılan hanelerde bilişim teknolojilerini tekrar hatırlamak gerekiyor: Evlerde masaüstü bilgisayar bulunma oranı %16,7, taşınabilir bilgisayar bulunma oranı %36,4, tablet bilgisayar bulunma oranı %22 ve cep telefonu bulunma oranı %99,4. Bir başka deyişle, evlerde dersleri daha verimli geçirecek donanım yok. Bakanlığın bülteninde EBA’ya giriş yapmak için kullanılan cihazların oranlarıysa şöyle: Bilgisayar %28, tablet bilgisayar %9 ve cep telefonu %63. Yani, öğrencilerin ezici çoğunluğu küçücük ekranlarından derslere katılıyor veya eğitimlerini sürdürmeye çalışıyor. Ölçmek mümkün olmamakla birlikte televizyondan ders takibi oranının yüksek olması da muhtemel. Anlaşılan öğrenciler derslere “aktif” katılamıyorlar, sadece ellerinden geldikçe derslerinden geri kalmamaya çalışıyorlar.

Bakan, komisyon toplantısında gelen eleştirilere ve sorulara cevap verirken yaptığı konuşmada salgın dolayısıyla asgari 10 bilgisayar bulundurmak kaydıyla, 13 bin 500 EBA Destek Merkezi kurduklarını belirtiyor, evinde erişimi olmayan öğrenciler için. Oysa, kurulan merkezlerde ortalama 500 bilgisayar olması lazım ki ihtiyaca cevap verebilsin. Tabii salgın istisnai bir durum olarak kabul edilebilir ve bu zamana kadar yapılanlar tatmin edici bulunabilir kimileri için. Fakat, 8 yıllık bir tecrübeden ve milyarlarca liralık yatırımdan bahsediyoruz. Proje kapsamında her öğrenciye bir tablet verilse, operatörlerle bir şekilde anlaşılıp öğrencilere internet erişimi sağlansa ve içerikler de yeterli düzeyde olsaydı, belki o zaman öğrenciler arasında var olan eşitsizlik düzeyinin asgari düzeyde tutulması sağlanabilirdi. Fakat bunlar yapılmadığı gibi eşitsizliğin temel sebepleri olan eğitimden mahrum bırakılmış çocuklar, çalışmak zorunda olan çocuklar, eğitimde piyasalaşma ve niteliksizleştirme hesaba katıldığında; FATİH projesinin fırsat eşitliğini sağlayacak veya sağlamaya yetecek bir proje olmadığı görülüyor.

Sayıştay raporlarında FATİH

Sayıştay raporlarında iki bulguya yer veriyor.21Sayıştay Raporlarına https://www.sayistay.gov.tr/tr/?p=2&CategoryId=103 üzerinden erişebilirsiniz. İlki 2017 yılı denetim raporunda yer alan çeşitli organizasyonların ve destek personel hizmeti alımının “sermaye giderleri” kalemine yazılması. Kısaca, Sayıştay, yatırım programında projenin kapsamının “Donanım, Etüt-Proje, Makine-Teçhizat, Müşavirlik” olarak belirlenmiş olduğunu ve bu proje dahilinde alınacak mal ve hizmet kalemlerinin normal ömrünün 1 yıldan fazla olması gerektiğini, yani sabit sermaye mahiyetinde olması gerektiğini hatırlatıyor. Yapılan organizasyonlar ve destek personel hizmeti de bu kapsama girmediğinden proje ödeneğinin bu giderler için harcanmasının yasal olmadığını değerlendirmiş. Yapılan usulsüzlük bir yana, diğer bir soruysa böyle bir projeyi tanıtma çabasıyla, 2017 yılı içinde organizasyonlara katılım ve personel çalıştırılmasına harcanan 8 milyon 207 bin 567 lira 66 kuruş olmalı. Hem de o yıl içinde ne tablet dağıtılmış ne ağ altyapısı ihalesi tamamlanmış ne de tahta kurulumu yapılmışken.

İkincisi, 2019 yılı denetim raporlarında yer alan, yapılan harcamalar arasındaki uyumsuzluk. Kısaca, harcamalar yapılırken yatırımın her üç bileşenin bulunmasına dikkat edilmemiş olduğunu belirtiyor. Raporda yer aldığı şekliyle: “Etkileşimli tahtası olup ağ altyapısı olmayan okul sayısı 6 bin 59 iken ağ altyapısı olan fakat etkileşimli tahtası olmayan okul sayısı bin 498’dir.” Bakan ise bu rapor hakkında komisyonda yaptığı konuşmada, etkileşimli tahtanın olmadığı sınıflarda projeksiyon cihazı olduğunu, geniş bant ağ (fiber) altyapısı olmayan okullarda ise fiber kablo olmayan internet hattı kullanıldığını ve bunların eğitim için engel teşkil etmediğini açıklıyor.

Sayılardaki tutarsızlıklar

MEB’in İdare Faaliyet Raporlarının, raporlama formatının nerdeyse 2 yılda bir değişmesi veya raporların yeterli bilgiyi barındırmamasından dolayı, yıllar arasında proje kapsamında neyin yapıldığını 2012 yılından 2020 yılına kadar düzenli olarak takip etmek çok zor. Örneğin, 2013 yılı raporunda etkileşimli tahta sayısı okul sayısı bazında hedeflenmişken, 2014 raporunda bu sayı sınıf bazında hedeflenmiş. Bir başka örnek, 2014 yılında internet altyapı kurulumu okul sayısı bazında hedeflenmişken, 2016 yılında çekilen uç sayısı bazında hedeflenmiş. Zaten, raporların mevzuatta belirtilen içeriğe ancak kısmen uyduğuna ilişkin, Sayıştay’ın 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarındaki raporlarında bulgular var. Raporların dikkatsizce hazırlandığını kanıtlar nitelikte bir başka nokta daha var. 2012 raporunda pilot uygulama kapsamında 13 bin 800 adet tablet dağıtıldığı yazıyor. 2013 yılı raporundaki gerçekleşme tablosunda öğrencilere 41 bin 172 ve öğretmenlere 7 bin 528 adet tablet dağıtıldığı yazıyor, toplam 48 bin 700 tablet bilgisayar. Yani iki yılda toplam 62 bin 500 tablet dağıtılmış. Fakat, yine 2013 raporunun iç sayfaları incelendiğinde görülecektir, 2013 yılına kadar toplam 62.800 adet tablet dağıtıldığı yazıyor.

Aslında burada önemli olan, raporlar ve veriler arasında var olan tutarsızlıklar. İlk tutarsızlık 2013 yatırım programında. 2012 yıl sonuna tahmini kümülatif harcama tutarı 403 milyon TL verilmişken, Bilgi Toplumu Dairesi 2013 yılı Kamu BİT Yatırımları raporunda, 2012 yılı sonu kümülatif harcama tutarı 803 milyon TL olarak verilmiş.

Projeye dair ikinci uyuşmayan tutar, 2020 yılı yatırım programı ile 2020 yılı kamu BİT raporunda yer alan proje tutarları ve 2020 yılı yatırım tutarları. İlk raporda proje tutarı 6 milyar 800 milyon TL ve 2020 yılı yatırımı 200 milyon TL olarak verilirken, ikinci raporda proje tutarı 7 milyar 920 milyon TL olarak ve 2020 yılı içi yatırım tutarı 305 milyon TL belirlenmiş.

Diğer tutarsızlık da zamanında çok tartışılan dağıtılan tablet sayısı. Projenin sitesindeki verileri toplayınca veya soru önergelerine verilen cevaplara bakınca 1 milyon 437 bin 800 adet tablet dağıtıldığı görülüyor. Yayımlanmış idare faaliyet raporlarındaki sayıları toplayınca da bu sayıyı elde ediyorsunuz ama sadece 2016 yılı raporuna gelene kadar. Bu sayıya 2016 faaliyet raporunda dağıtıldığı belirtilen 11 bin 881 adet tablet bu rakama dahil edilmemiş. Dahası değerlendirme kutusundaki notta yazanlar: “Ayrıca mevcut 14.501 tabletin dağıtımı devam etmektedir.” Açıkçası sayıların gösterdiği kadarıyla proje kapsamında ciddi bir envanter çalışması yapılmamış veya kamuoyuna yanlış bilgiler verilmiş. Dolayısıyla, açıklanan sayılara da şüpheyle yaklaşmak gerekiyor.

Çoğu kişinin dikkatini çeken noktaya gelirsek, proje kapsamında toplam ne kadar para harcandığı hakkında net bir bilgi yok. Mustafa Mert Bildircin’in haberine göre, eski MEB müsteşarı Yusuf Tekin 2017 yılında yaptığı bir konuşmasında projenin 30 milyar TL olduğunu açıklamış.22Bildircin, M. M. (2017, 2 Şubat). 30 milyar dolarlık başarısızlık öyküsü. BirGün. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.birgun.net/haber/30-milyar-dolarlik-basarisizlik-oykusu-193614 üzerinden erişildi. 2018 yılında, bakanın açıklamasıysa 3,4 milyar TL. Soru önergelerine verilen cevaptaysa KDV hariç 1 milyar 919 milyon 157 bin 411 lira 25 kuruş ödeme yapılmış. Fakat 2019 yılında CİMER başvurusuna verilen yanıttaysa, o tarihe kadar sadece Evrensel Hizmet Fonu’ndan harcanan miktar 1 milyar 729 milyon 793 bin 289 Türk Lirası.23Adıgüzel, O. (2020) Milli Eğitim Sisteminde Teknoloji Entegrasyonu: 2020’ye Nasıl Girdik? 28 Ocak 2021 tarihinde, https://chp.azureedge.net/4928130f07ae41bf96f9b896f8e22f37.pdf üzerinden erişildi. Tabii projeye toplam harcanan tam tutar bilinemezken bunları harcama kalemine göre öğrenmenin imkânı bulunmuyor.

Bitirirken

Bunca yazılana rağmen aktarılanlar projenin en tartışılan kısımları, tamamı değil. Yazının sınırlarından dolayı birçok konuya değinilmediğinin anlaşılması daha iyi olacaktır. Projeye ilişkin önemli kısımları etraflıca aktarılsa da projenin boyutunun ve kapsamının çok daha büyük olduğu unutulmamalıdır.

11 yıl boyunca olanları kısaca özetlemek gerekirse: 2012 yılında pilot uygulamaya başlatılan proje özellikle donanımların teminiyle ve kurulumuyla coşku içinde 2015 yılına kadar getiriliyor. 2016 ve 2017 yıllarındaysa projenin yüksek tutarlı ana bileşenleri olan tablet ve etkileşimli tahta hedefleri tutturulamıyor. Aslında 2014 faaliyet raporunun değerlendirme kısmında yazıldığı gibi proje ait tüm bileşenlerin birbirine bağlı ve eş zamanlı yürütülmemesiydi aksaklıkların sebebi. Önceki yıllarda hedeflenen 10 milyon adetin üzerinde tabletin 2016 yılında bitirilememesinden; 2017 yılında başlatılan araştırmaların muhtemelen tabletlerin verimsizliğine ve içerik eksikliğine dikkat çekmesinden, projenin tablet kısmından vazgeçildi. 2018 yılından itibarense etkileşimli tahta kısmına devam edilme kararı alındı ve içeriğe çok daha fazla önem verilemeye başladı. Ne var ki projenin 2023’te bitirilmesi hedeflense de bundan önceki yıllarda olduğu gibi bitiş tarihi ertelenir mi bilinmez.

Projenin başarısızlığının muhtemel sebepleri, aslında, raporlar okunduğunda görünüyor. Ciddi bir ön hazırlık yapılmadan girişilen projede ciddi bir denetim mekanizması da kurulmamış. Projenin performans hesabı da sadece donanım sayıları üzerinden yapılmış, niteliği ölçer nitelikte bir başarı ölçüm metodu geliştirilmemiş. Projenin hedeflerinden biri olan, öğrencilere 21. yüzyıl yetkinliklerini ne ölçüde kazandırdığı, bilgi işlem teknolojilerini kullanmada ne kadar yetkinlik kazandırdığı belirsiz. Yarının bilişim sektörüne ne boyutta katkı yaptığını bilmek zor olsa da kestirmek kolay. Ancak, bilişim sektöründe halihazırda var olan şirketlerin bazılarını canlandırdığı ve canlandırmaya devam edeceği ortada.

Bütün bunlar bir tarafa, salgın döneminde görüldüğü üzere, projenin iddia edildiği gibi eğitimde fırsat eşitliği getirmediği çok açık. Şimdilerde “fırsat adaleti” vurgusuyla ihtiyacı olan öğrencilere dağıtılan tabletlerse24500.000 Tablet Bilgisayar Dağıtımın İkinci Fazındayız (2020, Aralık 17). MEB. 28 Ocak 2021 tarihinde, http://meb.gov.tr/500000-tablet-bilgisayar-dagitiminin-ikinci-fazindayiz/haber/22182/tr üzerinden erişildi., laf cambazlığıyla, eğitimde var olan fırsat eşitsizliğini ötelemekten başka bir yere varmaz. Çünkü hem patron koltuğunda hem de bakanlık koltuğunda oturan bu kişinin asıl kaygılandığı geride bırakılan öğrenciler değil. Komisyon toplantısı sırasında söylediği sözleri aynen alıntılıyorum:

Ama 16,5 milyon öğrenci söz konusuyken bir tek öğrencinin üzerinden “Filanca öğrenci filanca tepeye çıktı da orada şunu yaptı” denildiğinde, emin olun, biz kendimizi biraz kötü hissediyoruz. Yani milyonlarca öğrencinin erişimi söz konusuyken sadece bir öğrencimizden -ki o da önemlidir, o da değerlidir bizim için- bahsedilince biraz üzülüyoruz.”25Sözü geçen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağına https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/komisyon_tutanaklari.goruntule?pTutanakId=2590 üzerinden erişebilirsiniz.

Anlaşılan o ki aynı zamanda patron da olan bakanın gerçek kaygısı, sadece, yaptıkları için takdir edilmemek.

Yurttaşlar olarak çok zor bir dönemden geçiyoruz. Eğitimin artık insan potansiyelini ortaya çıkarma niyeti gütmediği, yalnızca yarının ücretli işçisini yetiştirmeyi amaçladığını görüyoruz. Onun da satılarak yapıldığı, yani eğitimin bir meta olduğu dönemdeyiz. Gün geçtikçe nitelikli eğitime erişmenin zorlaştığını ve var olan eşitsizliğin de derinleştiğini tecrübe ediyoruz. Ancak nitelikli eğitim bir insan hakkı ve anayasal bir haksa, bu haklar sözde kalmamalı. Hakkımızı istemeli ve aramalıyız. Bir öğrencinin bile nitelikli eğitime ulaşmak için çırpınmadığı; eğitimin eşit, parasız ve bilimsel olduğu bir düzen için mücadele etmeliyiz.

*Yazı kapsamında erişilebilir bütün veriler, kamu kurumlarının raporlarından, meclis komisyon tutanaklarından ve meclis soru önergelerinden derlenmiştir. Yazının haber niteliği taşımasından ve okuyucunun yorulması istenmediğinden, metin içerisinde sürekli referans gösterilmemiştir. Bunun yerine, raporların isminin geçtiği ilk yerde erişim bağlantıları kaynaklara eklenmiştir. Dileyen okuyucu, verilen bağlantı üzerinden raporlara ulaşıp verileri kontrol edebilir.

Devrim Hareketi’nin başlatmış olduğu “Sağlıklı Bir Türkiye İçin” kampanyasının imza metnine bağlantıdan ulaşabilir, imza vererek kampanyaya destek olabilirsiniz: https://devri.me/imzaver

Notlar:

[1] Verilerle Pandemi Döneminde Eğitim. (2020, 31 Aralık). Dsosyal. 28 Ocak 2021tarhinde, https://dsosyal.com/kisa-yazi/verilerle-pandemi-doneminde-egitim/ üzerinden erişildi.

[2] Salgın Günlerinde Uzaktan Eğitim Çalıştayı Sonuç Raporu. (2020). 28 Ocak 2021 tarihinde, https://egitimsen.org.tr/wp-content/uploads/2020/09/sonuç-raporu.pdf üzerinden erişildi.

[3] Türkiye İstatistik Kurumu. (2020, 25 Ağustos). Hanelerde Bilişim Teknolojileri Bulunma Oranı. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://data.tuik.gov.tr/Kategori/GetKategori?p=bilgi-teknolojileri-ve-bilgi-toplumu-102&dil=1 üzerinden erişildi.

[4] MEB’in faaliyet raporlarına, performans programlarına ve bütçe sunuşlarına, http://sgb.meb.gov.tr/www/dokumanlar/icerik/30 üzerinden erişebilirsiniz.

[5] Pouezevara, S., Dinçer, A. J., Kipp, S., & Sarıışık, Y. (2014, 10 Nisan). Fatih Projesi Eğitimde Dönüşüm İçin Bir Fırsat Olabilir Mi? 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.egitimreformugirisimi.org/yayin/fatih-projesi-egitimde-donusum-icin-bir-firsat-olabilir-mi/ üzerinden erişildi.

[6] Yıllara göre Kamu Yatırım Programlarına, https://www.sbb.gov.tr/kamu-yatirim-programlari/ üzerinden erişebilirsiniz.

[7] MEB ‘patentler benim’ dedi ama ilk sahibi Vestel çıktı. (2011, 25 Aralık). Cumhuriyet. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/meb-patentler-benim-dedi-ama-ilk-sahibi-vestel-cikti-307984 üzerinden erişildi.

[8] Pilot uygulama kapsamında, General Mobile markalı tablet ve Vestel markalı etkileşimli tahtanın ulaştığı okulda lise birinci sınıf öğrencisiydim. Kendi tecrübelerim ve okulda gördüğüm kadarıyla olanları da aktarmak isterim. Tabletleri ilk gün elimize alıp inceledik fakat kullanışlı herhangi bir içerik yoktu. Sınıfça bir hafta kadar kullanma çabamızdan sonra, bir daha mezun olana kadar tabletleri kullanmadık. Etkileşimli tahtalarsa daha çok sayısal derslerde, öğretmenler tarafından, dışarıdan temin edilen içerikler üzerinden soru çözümleri için kullanıldı.

[9] Yıllara göre Kamu BİT Yatırım Raporlarına, https://www.bilgitoplumu.gov.tr/yayinlar/ üzerinden erişebilirsiniz.

[10] Öğrenciler, MEB’in dağıttığı tabletleri internetten satışa çıkardı! (2015, 31 Aralık). T24. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://t24.com.tr/haber/ogrenciler-mebin-dagittigi-tabletleri-internetten-satisa-cikardi,322465 üzerinden erişildi.

[11] Fatih Projesi eğitimde fırsat eşitliği getirdi. (2017, 5 Ocak). Hürriyet. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.hurriyet.com.tr/egitim/fatih-projesi-egitimde-firsat-esitligi-getirdi-40327182 üzerinden erişildi.

[12] Çepni, O. (2018, 5 Şubat). Tablet yok… Fatih Projesi de çöktü. Cumhuriyet. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/tablet-yok-fatih-projesi-de-coktu-920594 üzerinden erişildi.

[13] Bakan İsmet Yılmaz: Bu yıl 25 bin öğretmen alacağız. (2018, 20 Ocak). NTV. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.ntv.com.tr/egitim/bakan-ismet-yilmaz-bu-yil-25-bin-ogretmen-alacagiz,Sm2ynKvZBE-H9GrK039z2g üzerinden erişildi.

[14] Projeye ilişkin son dönem yazılı soru önergelerine, https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/yazili_sozlu_soru_sd.sorgu_yonlendirme üzerinden erişebilirsiniz. Geçmiş dönem yazılı soru önergelerine de https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/yazili_soru_gd.sorgu_yonlendirme üzerinden erişebilirsiniz.

[15] Bakan Selçuk: Fatih Projesi’ne 3,4 milyar lira harcandı. (2018, 8 Kasım). NTV. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.ntv.com.tr/egitim/bakan-selcuk-fatih-projesine-3-4-milyar-lira-harcandi,OMa5kyapwUu2EjzSvxYs0A üzerinden erişildi.

[16] Adıgüzel, O. (2020) Milli Eğitim Sisteminde Teknoloji Entegrasyonu: 2020’ye Nasıl Girdik? 28 Ocak 2021 tarihinde, https://chp.azureedge.net/4928130f07ae41bf96f9b896f8e22f37.pdf üzerinden erişildi.

[17] Sözü geçen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağına https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/komisyon_tutanaklari.goruntule?pTutanakId=2590 üzerinden erişebilirsiniz.

[18] Covid 19 Dönemi TEGV Çocukları Uzaktan Eğitim Durum Değerlendirme Raporu. (2020, Mayıs). 28 Ocak 2021 tarihinde, https://tegv.org/dosyalar/covid-19-donemi-uzaktan-egitim-durum-degerlendirme-raporu.pdf üzerinden erişildi.

[19] Diker Coşkun, Y. (2020). Eğitim izleme raporu 2020: Eğitimin içeriği. Eğitim Reformu Girişimi. https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2020-egitimin-icerigi/

[20] Sayıştay Raporlarına https://www.sayistay.gov.tr/tr/?p=2&CategoryId=103 üzerinden erişebilirsiniz.

[21] Bildircin, M. M. (2017, 2 Şubat). 30 milyar dolarlık başarısızlık öyküsü. BirGün. 28 Ocak 2021 tarihinde, https://www.birgun.net/haber/30-milyar-dolarlik-basarisizlik-oykusu-193614 üzerinden erişildi.

[22] Adıgüzel, O. (2020) Milli Eğitim Sisteminde Teknoloji Entegrasyonu: 2020’ye Nasıl Girdik? 28 Ocak 2021 tarihinde, https://chp.azureedge.net/4928130f07ae41bf96f9b896f8e22f37.pdf üzerinden erişildi.

[23] 500.000 Tablet Bilgisayar Dağıtımın İkinci Fazındayız (2020, Aralık 17). MEB. 28 Ocak 2021 tarihinde, http://meb.gov.tr/500000-tablet-bilgisayar-dagitiminin-ikinci-fazindayiz/haber/22182/tr üzerinden erişildi.

Dövizle destek olmak için Patreon üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Türk Lirasıyla destek olmak için Kreosus üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Devrim dergisini dijital ya da basılı olarak edinmek, abone olmak için Shopier’daki mağazamıza göz atabilirsiniz.
Aziz Utku
Yazar