Cargill fabrikalarında sendikal örgütlenme yapmaya çalışan 14 işçi 1001 gündür direniyor. İşe iade davasını kazanmalarına rağmen hukuksuz bir şekilde hakları engellenen işçiler dün (11 Ocak Pazartesi) Tarım ve Orman Bakanlığı önünde açıklama yapmak için Ankara’ya geldiler ve bir dizi engelleme ve hak ihlali ile karşılaştılar. Mahkeme kararlarını tanımayan Cargill’e yaptırım uygulamayan hükümet, işçilerin sesini kısmak için bütün olanaklarını seferber etti.

İşçilerin haklı direnişi vasıtası ile Cargill’in ülkemizdeki kirli geçmişini ve rant ilişkilerini mercek altına aldık.

Kim bu Cargill?

150 yıllık geçmişe sahip olan Cargill; tohumların geliştirilmesinden üretimine, ekiminden hasatına ve ürünlerin tüketiciye ulaştırılmasına kadar 130 farklı alanda çalışan ve gıda alanında sayılı tekeller arasında olan ABD’li gıda firmasıdır.1TMMOB Zirat Mühendisleri Odası Küreselleşme ve Türkiye Tarımı Sempozyumu 7-8 Ocak 2020, Baki Remzi Suiçmez, Tarım Alanındaki Özelleştirmeler s.74-121 s.107 Türkiye’de 1960 yılından itibaren ticaret yapmaya başlayan firma, ilk bürosunu 1986 yılında açtı. Ancak Türkiye’ye yatırımları ve adının kamaoyu ve siyaset kulislerinde fazlaca yer alması, 1997 yılında İznik Gölü etrafında 1. Derece tarım arazisi üzerine kuracakları nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretim tesisi ile oldu.

195 bin metrekarelik tarım arazisine Cargill’in işletme kurabilmesi adına 1997 yılında tarımsal sanayi kuruluşları için ÇED raporu hazırlanması zorunluluğu kaldırıldı. Ardından yasa dışı şekilde işletmenin inşaatı tamamlandı ve 1999 yılında işletme faaliyete geçti. Açılan davaların kazanılmasına rağmen işletme faaliyeti hiçbir hükümet döneminde durdurulmadı. Ancak Cargill’i kurtaracak hamle “Bush’un ricası” ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uygulaması ile geldi. Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na gönderdiği 6 Haziran 2003 tarih ve 2504 sayılı yazı ile Cargill’e ait işletmenin devam edebilmesi için yürürlükte olan kanunlarda değişiklik yapılması rica ediyordu.2Emin Çölaşan’ın 16 Haziran 2006 tarihinde yayınlanan yazısı: https://www.hurriyet.com.tr/cargill-olayini-destikce-4591504 Kazanılan davalara rağmen işletmenin faaliyetlerini durdurmayan dönemin Bursa Valisi ve daha sonralarda iki dönem AKP Kırıkkale Milletvekilliği yapacak olan Oğuz Kağan Köksal’a açılmak istenen soruşturmalara ise İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu izin vermeyecekti.

Cargill’i kurtarmak için bütün hükümet ve devlet erkanı seferber olurken çözüm 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası’nın değiştirilmesinde bulundu. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in itirazlarına rağmen 3 Temmuz 2005 yılında yasa meclisten geçti. Bu kanuna göre 2004 yılından önce tarım arazilerine yasadışı kurulan işletmelerin metrekare başı 5 YTL ceza ödemesi gerekirken 5 Temmuz tarihinde Cargill’e ait olan araziyi Özel Endüstri Bölgesi ilan eden 2005/8944 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Cargill bu ücreti de ödemedi.3TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Tarım ve Mühendislik Dergisi Sayı: 78-79,2006, Toprak Dosyası Cargill Süreci s. 16 Kanunların Cargill firmasının istekleri doğrultusunda değiştirilmesini alışkanlık haline getiren AKP, Danıştay’ın durdurma kararı sonrasında af başvurusuna yetişemeyen Cargill için ek maddede tekrar değişiklik yaptı ve Cargill’i kurtarma operasyonu tamamlandı.

Tarım arazisi üzerine kurulan nişasta bazlı şeker fabrikasının durdurulması için sonraki yıllarda da kazanılan birçok davaya rağmen Cargill firması tarım arazilerini ve doğal su kaynaklarını kirleterek üretim yapmaya devam ediyor. İznik Gölü’nün kurumasında su tüketim ayak izi yüksek olan firmanın birinci derecede sorumluluğu olduğu ise artık herkes tarafından biliniyor.4https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/gunden-gune-kuruyan-iznik-golu-icin-uyari-kuraklik-tehdidi-hic-olmadigi-kadar-gercek-6173511/

Cargill’e geçilen kıyaklar bunlarla da sınırlı değil. Nisaşta bazlı şeker üretiminde beş büyük firmanın üçünü elinde bulunduran firma, toplam üretim kotasının da %90’lık kısmını kontrol ediyor.

NBŞ genellikle mısır nişastası kimyasal işlemden geçirilerek üretilen ve maliyetinin düşük olması sebebi ile meyve sularından gazlı içeçeceklere, dondurmalardan reçellere kadar geniş bir üretim alanında kullanılan bir gıda maddesidir. Dünya genelinde insan sağlığına olan zararları nedeniyle düşük tutulan NBŞ üretim kotası ülkemizde 4364 sayılı Şeker Kanunu’na göre belirlenmekte ve yine bu kanuna göre bakanlığa %50 kota arttırım izni verilmektedir. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2016 yılına kadar kota oranları sürekli olarak arttırılmış ve neredeyse her yıl bakanlığın arttırma üst sınırı olan %50 oranı kullanılmıştır.5Türkşeker 2019 Sektör Raporu, Mayıs 2020, s.25

AKP döneminde bütün dertlerinden kurtulan ve yüksek büyüme oranları elde eden Cargill firmasının 2018 yılında 14 şeker fabrikalarının özelleştirimesi ve NBŞ kotalarının kaldırılması üzerine hazırladığı tavsiye raporu6https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/cargillin-yazdigi-ozellestirme-raporuna-sozcu-ulasti-2257351/ üzerine Türkiye’de alelacele şeker fabrikalarının özelleştirilmesi hamlesi yapıldı.7https://www.birgun.net/haber/cargill-hukumeti-boyle-ikna-etmis-206490 Özelleştirme şartnamesine yer alan kota devir hakkı ve işletmelerin şeker üretimi yapmayan firmalar da dahil olmak üzere devredilmesi maddelerinin Cargill’e özel konulduğu idiaı ise özelleştirme sürecinin en önemli tartışmalarından biri oldu.8https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/sekerden-cargill-maddesi-cikti-2367364/

Cargill’e her fırsatta olanak yaratmayı görev edinen hükümet, son olarak geçtiğimiz aylarda yeni yatırım desteği adı altında firmaya önemli olanaklar sağladı. Şirkete teşvik kapsamında %70 vergi indirimi, KDV ve gümrük vergisi muafiyeti getirildi.9https://odatv4.com/turkiyenin-tartistigi-sirkete-buyuk-kiyak-24042016.html

AKP’nin bitmek bilmeyen Cargill sevdasının bir diğer uzantısı da işçi düşmanlığı. Yıllardır çeşitli örgütlenme faaliyetlerini hukuksuz bir biçimde engelleyen Cargill’e yaptırım uygulamayan AKP, hakkını arayan işçilere her fırsatta saldırmayı görev biliyor.

Direnen Cargill işçileri, sadece şirketin hukuksuzluklarına karşı değil AKP’ye karşı da mücadele ediyor.

Son söz olarak Cargill işçileri kazanacak, küresel çete ile “yerli ve milli” işbirlikçileri kaybedecek.

Kaynaklar

[1] TMMOB Zirat Mühendisleri Odası Küreselleşme ve Türkiye Tarımı Sempozyumu 7-8 Ocak 2020, Baki Remzi Suiçmez, Tarım Alanındaki Özelleştirmeler s.74-121 s.107

[2] Emin Çölaşan’ın 16 Haziran 2006 tarihinde yayınlanan yazısı: https://www.hurriyet.com.tr/cargill-olayini-destikce-4591504

[3] TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Tarım ve Mühendislik Dergisi Sayı: 78-79,2006, Toprak Dosyası Cargill Süreci s. 16

[4] https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/gunden-gune-kuruyan-iznik-golu-icin-uyari-kuraklik-tehdidi-hic-olmadigi-kadar-gercek-6173511/

[5] Türkşeker 2019 Sektör Raporu, Mayıs 2020, s.25

[6] https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/cargillin-yazdigi-ozellestirme-raporuna-sozcu-ulasti-2257351/

[7] https://www.birgun.net/haber/cargill-hukumeti-boyle-ikna-etmis-206490

[8] https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/sekerden-cargill-maddesi-cikti-2367364/

[9] https://odatv4.com/turkiyenin-tartistigi-sirkete-buyuk-kiyak-24042016.html

Dövizle destek olmak için Patreon üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Türk Lirasıyla destek olmak için Kreosus üzerinden bağış yapabilirsiniz.
Devrim dergisini dijital ya da basılı olarak edinmek, abone olmak için Shopier’daki mağazamıza göz atabilirsiniz.
Dsosyal
Yazar