Ukrayna’nın bugününe gelen süreci anlamak, İkinci Dünya Savaşı’ndan bugüne kadar uzanan ve Ukrayna’da hala gerçekliğini korumakta olan faşist yapılanmanın izini sürmekten geçiyor. Bu iz ise bizi belirgin bir biçimde tek bir isme götürüyor: Stepan Bandera.

Stepan Bandera, 1 Ocak 1909 yılında o dönemde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun egemenliğinde olan Lviv yakınlarındaki bir köyde, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi Yunan Katolik bir aileydi ve babası rahipti. Muhafazakar-milliyetçi bir ailenin içinde büyüyen Bandera, henüz lise çağlarında iken Avrupa’da yükseltmekte olan faşizmin Ukrayna’daki bayraktarlığını yapan Ukrayna Milliyetçileri Örgütü’ne katıldı. Örgüt içerisinde hızla yükselen Bandera, 1933’te örgütün başına geçmeyi başardı. Bu örgüt için, o yıllarda Polonya’nın himayesi altında bulunan Ukrayna’nın ulusal bir güç olarak bağımsızlığını ilan etmesi yegane hedefti. Örgütün en büyük destekçisi olan Naziler ise tam da o yıllarda Almanya’da iktidarı ele geçirdi.

Bandera ve örgütü, o dönem içerisinde Polonya’da çeşitli suikast ve katliamlara imza atarak, Nazi Almanya’sının verdiği desteği boşa çıkarmadı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ülkenin büyük bir kısmı Sovyetler Birliği’nin elindeydi ve Polonya hükümeti Sovyet Ukrayna’sı ile uzlaşma görüşmeleri yaparak diplomatik ilişkileri geliştirmek istiyordu. Fakat Nazi Almanya’sı beslemesi olan Bandera,1Rossoliński-Liebe, G. (2011). The “Ukrainian National Revolution” of 1941: Discourse and Practice of a Fascist Movement. Explorations in Russian and Eurasian History, 12, 83 – 114. bu çözüm yanlısı çabayı hoş karşılamıyor, aksine uzlaşma masasına oturan Polonyalı hükümet yetkililerine birer birer suikast düzenliyor, düzenletiyordu. Polonya himayesi altında bulunan Batı Ukrayna’da faaliyet yürüten örgütün yapmış olduğu bu eylemler ise hem Bandera hem de örgütü için hukuki anlamda bir cezai sorumluluğa işaret ediyordu. En büyük eylemleri olarak anılan 1936 yılında Polonya İçişleri Bakanı’nın öldürülmesi sonucunda Bandera ve beraberindeki bir grup Ukrayna Milliyetçileri Örgütü üyesi faşist idam cezasına çarptırıldı, fakat çeşitli uluslararası basınçlar dolayısıyla idam cezası uygulanmadı ve cezai indirime gidildi.2https://heritageandmemorystudies.humanities.uva.nl/index.php/1718-2/research-projects-lviv/stepan-bandera-monument/

1939 yılına gelindiğinde Nazi Almanya’sı Polonya’yı işgal etti. Polonya’yı işgal eden Nazilerin yaptığı ilk icraat ise Bandera ve diğer faşistleri hapishaneden çıkarmak oldu. Aynı yıl, Bandera örgüt içerisinde bir hizip ile OUN-B’yi (Ukrayna Milliyetçiler Örgütü – Bandera) kurdu ve çok daha aşırılıkçı, faşizan bir oluşum ile doğrudan bir biçimde Nazilerden eğitim almak ve Sovyetler Birliği’ne karşı savaşmak üzere Almanya’ya, silahlı eğitim almaya gitti.2https://heritageandmemorystudies.humanities.uva.nl/index.php/1718-2/research-projects-lviv/stepan-bandera-monument/

1941 yılına gelene kadar Bandera ve örgütü, Nazilerle birlikte pek çok mevzide birlikte savaştı. İkinci Dünya Savaşı’nın önemli harekatlarından biri olan Barbarosa Harekatı sırasında ise Sovyet askeri birliklerinin Ukrayna’nın doğusundan çekilmesini fırsat bilen Bandera, Ukrayna bağımsızlık bildirgesini hem Nazi Almanya’sına hem de dünyaya deklare etti. Deklare edilen bildirgede Nazi Almasına ve Hitler’e bağlılık sözü ve yemini ediliyor olsa da, Naziler bu bildirgeyi güçlü bir şekilde reddetti ve Nazilerin yönü bu kez bildirge deklare edilerek bağımsızlığın ilan edildiği Lviv’e döndü. Kısa bir süre içinde Bandera tutuklanarak toplama kampına götürüldü ve hapsedildi. Bağımsız Ukrayna fikrinin kendisi Nazilerin ideallerine hiçbir koşulda uymamaktaydı. Onlara göre Slavlar, bir devlet olarak örgütlenemeyecek olan “aşağı bir ırk” iken, özellikle Ukraynalılar “Büyük Ruslar kadar tembel, dağınık ve Asyalı” olarak görülüyordu.3https://www.jacobinmag.com/2015/09/stepan-bandera-nationalist-euromaidan-right-sector/ Bu nedenle Naziler, Bandera’nın hiç hesabında olmayan bir şeyi yaparak Bandera tarafından kurulan bağımsız Ukrayna hükümetinin sınırlarını Nazi Almanya’sı sınırlarına dahil etti.

Toplama kampındaki hapishanesinden Hitler’e sürekli olarak mektup yazan Bandera, bir mektubunda, “Doğu Avrupa’daki Alman ve Ukraynalıların çıkarları aynıdır. Her iki taraf için de Ukrayna’yı en iyi ve en hızlı şekilde konsolide etmek (normalleştirmek) ve Avrupa’nın manevi, ekonomik ve siyasi sistemine dahil etmek hayati bir zorunluluktur. Ukrayna milliyetçiliği, Nasyonal Sosyalist fikirlere benzer bir ruhla şekillendi ve Sovyetler tarafından yetiştirilmeleri nedeniyle zehirlenen Ukrayna gençliğini manevi olarak iyileştirmeye ihtiyaç var” şeklindeki cümle ve ifadelerle, uğradığı ihanete boyun eğiyor, iradesini Nazilere kolaylıkla teslim ediyordu.3https://www.jacobinmag.com/2015/09/stepan-bandera-nationalist-euromaidan-right-sector/

Naziler bu yakarışları ilk zamanlar çok önemsememiş olsa da, Stalingrad’da Sovyetlerin kendilerini net bir biçimde bozguna uğratması ile kapı kullarını yeniden göreve çağırdı ve Bandera hapishaneden çıkarıldı. Naziler, sayıları on binlere ulaşacak milis Ukrayna tümenlerini oluşturmaya karar verdi ve Bandera bu tümenlerin başında olacaktı. Bu tümenler, Alman işgalinin hemen ardından Lviv’de ve diğer düzinelerce Ukrayna kentinde patlak veren Yahudi karşıtı pogromlarda öncü bir rol oynadı.

Savaşın seyri değişince Bandera ve tümenleri yavaş yavaş Nazi himayesinden ayrılmaya, kendi bağımsız birliklerini kurmaya başladılar. Bandera, Hitler’in Yahudiler üzerine kurguladığı her şeyi bu kez Polonyalılara karşı yapmaya başladı. Polonyalı tarihçi Grezegorz Motyka’ya atıfta bulunan Rossoliński-Liebe, bu birliklerin 1943 ile 1945 arasında 100 bine yakın Polonyalıyı katlettiğini yazdı.1Rossoliński-Liebe, G. (2011). The “Ukrainian National Revolution” of 1941: Discourse and Practice of a Fascist Movement. Explorations in Russian and Eurasian History, 12, 83 – 114.

1973 tarihli bir KGB raporuna göre, Sovyetler 1950’de Bandera’nın birliklerinin direnişini yok etmeyi başarmadan önce 30 binden fazla insan bu birliklerin kurbanı oldu. Rapora göre, katledilenlerin arasında yaklaşık 15 bin köylü ve kolhoz işçisi ile 8 binden fazla asker, milis üyesi ve güvenlik personeli vardı.3https://www.jacobinmag.com/2015/09/stepan-bandera-nationalist-euromaidan-right-sector/

Nihayetinde ise Sovyetler, faşistleri anavatanlarından kovarken çevresinde yuvalanmış tüm çeteleri ve faşistleri de bulundukları her yerden temizlemesini bildi. Kızıl bayrak Reichstag’da dalgalandı, Bandera ve diğer tüm faşist yapılanmalar birer birer bulundukları ülkelerden gerek o ülkelerin partizanları gerekse de doğrudan Sovyetler tarafından kökten silinip atıldı.

Devam eden yıllarda Bandera ve faşist birlikleri Batı Almanya’da buluştu. Bandera 1959 yılında bir KGB ajanı tarafından, özel yapım bir gaz tabancası ile öldürüldü. 1991 yılına kadar Batı Almanya’da kendilerini özgürlükçü gösteren ve Avrupa “demokrasi” kültürüne entegre bir biçimde faaliyet yürüten Bandera’nın mirasçıları ve faşist birlikleri, 1991 yılında Sovyetlerin çökmesi ile beraber yeniden Ukrayna’ya dönmeye ve neo-Nazi örgütlenmeler oluşturmaya başladı. Avrupa’daki “saygın” akademisyenler, yazarlar ve gazeteler onlara güzellemeler yaptı. Onların birer faşist değil, Ukrayna demokrasisi için gerekli olan siyasal atmosferin yaratıcıları olduklarını ifade ettiler.4https://www.theguardian.com/world/2014/mar/13/ukraine-uprising-fascist-coup-grassroots-movement https://newrepublic.com/article/117505/ukraines-only-hope-nationalism

Palazlanmaya başlayan neo-Naziler, Bandera’nın anılmasının neredeyse yasak olduğu Ukrayna’da yeniden Bandera’yı gündeme getirmeye, adına kutlamalar ve anma törenleri düzenlemeye başladı.  Geçtiğimiz ay, Nazi işbirlikçisi Bandera’nın 113. yaş günü şerefine Ukrayna hükümeti tarafından 1 Ocak 2022 tarihi resmi tatil ilan edildi ve neo-Nazi taraftarı grupların katılımı ile Kiev’de bir fener alayı düzenlendi.5https://www.odatv4.com/guncel/tartismali-ismi-fener-alayiyla-andilar-225479

Notlar:

[1] Rossoliński-Liebe, G. (2011). The “Ukrainian National Revolution” of 1941: Discourse and Practice of a Fascist Movement. Explorations in Russian and Eurasian History, 12, 83 – 114.

[2] https://heritageandmemorystudies.humanities.uva.nl/index.php/1718-2/research-projects-lviv/stepan-bandera-monument/

[3] https://www.jacobinmag.com/2015/09/stepan-bandera-nationalist-euromaidan-right-sector/

[4] https://www.theguardian.com/world/2014/mar/13/ukraine-uprising-fascist-coup-grassroots-movement
https://newrepublic.com/article/117505/ukraines-only-hope-nationalism

[5] https://www.odatv4.com/guncel/tartismali-ismi-fener-alayiyla-andilar-225479

Berk Tanyeri
Yazar